MAKALELER

Türk Hukukunda Yerleşim Yeri

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Türk Hukukunda Yerleşim Yeri

 

Yerleşim yeri, bir kişinin hayat faaliyetlerinin ve sosyal ilişkilerinin merkezi olan yer olarak kabul edilir. Bir kişinin yerleşim yerinin bilinmesi kamu hukuku, özel hukuk ve uluslararası hukuk alanlarında önem arz eder. Açılacak davalardaki yetkili mahkemeler, kişinin nerede oy kullanacağı vs. hep yerleşim yerinin belirliliğine göre yapılmıştır. Yerleşim yeri Türk Medeni Kanunu 19-20-21 ve 22. maddelerde açıklanmıştır.

 

Yerleşim yeri konusunda hakim olan iki ilke vardır. Bunlar: yerleşim yerinin tekliği ve yerleşim yerinin zorunluluğu ilkesidir. Bir kimse işi dolayısıyla veya başka sebeplerden birden çok yerde oturabilir; ancak bu oturduğu yerlerden sadece biri yerleşim yeri olarak kabul edilir. Bu yerleşim yerinin değişmez olduğu anlamına gelmez. Yerleşim yeri gerekli koşullar sağlandığı zaman değiştirilebilir. Bu ilke sadece aynı anda birden fazla yerleşim yeri olamayacağını ifade eder. Bu ilkede Türk Medeni Kanunu'nun 19.maddesinin ikinci fıkrasında söylenmiştir. Bu ilkenin istisnası yine 19.maddede belirtilmiş olup ticari ve sınai kuruluşlardır.

 

Yerleşim yeri konusuna hakim olan ikinci ilkemiz yerleşim yerinin zorunluluğu ilkesidir. Hukuki ilişkilerdeki karışıklıkları, problemleri önlemek için herkes yerleşim yerine sahip olmak zorundadır. Bir kimse iradi olarak yerleşim yeri belirtmemişse kanun o kişiye yerleşim yeri belirler. Yerleşim yerinin değişmesi konusunda da Türk Medeni Kanunu 20.maddesinde şu kıstası getirmiştir:  ''Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.''

 

Yerleşim yerinin zorunlu olarak bulunması bir Yargıtay Kararına da konu olmuştur.

 

YARGITAY

 

2. Hukuk Dairesi 2007/16436 E.N , 2009/1383 K.N.

 

İlgili Kavramlar

 

ADRES BEYAN FORMU

 

İçtihat Metni

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 29.04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak, yayımı tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre, kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur.(5490 s.K.m.7/g) Bu kanuna dayanılarak çıkartılan ve 15.08.2007 tarihinde yürürlüğe konulan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğine (15.12.2006 tarihli 26377 sayılı R.G) göre, yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanı esas alınır. (5490 s.K.m.50/1) ve Yönetmelik m.13/1) Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.(Yönetmelik m.13/1) O halde, davalının dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri adresinin Merkezi Adres Kayıt Sisteminden ( Nüfus Müdürlüğünden) sorulup tespiti, sistemde kayıtlı yerleşim yeri adresi mevcutsa bu adresin esas alınması,  davalının yerleşim yeri (TMK. md. 19/1) adresinin diğer delillerle saptanması ve hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

 

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

 

 04.02.2009 çar.

 


Bir yerleşim yeri çeşidi olarak iradi yerleşim yeri, kişinin kendi iradesiyle serbestçe belirlediği yerleşim yeri olarak tanımlanır. Yerleşim yerleri, başka kişilerin veya kurumların yerleşim yeri olmayan kişiler iradi yerleşim yerine sahip olurlar. Türk Medeni Kanunu'na göre yerleşim yerinin sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olması lazımdır.

 

Bir yerin yerleşim yeri sayılabilmesi için kişinin orada oturması lazımdır. Ancak her oturulan yer yerleşim yeri olarak sayılmaz. Bir gezi, tatil gibi sebeplerde geçici bir şekilde oturulan yer yerleşim yeri sayılmaz. Oturma durumundan sonra kişinin orada sürekli kalma niyeti de bulunmalıdır. Bu kalma niyeti kişinin orayı hayati ve kişisel ilişkilerinin merkezi konumuna getirmesi demektir. Birden çok yerlerin kişinin hayati ve kişisel ilişki merkezi olarak kabul edildiği durumlarda kanundaki yerleşim yerinin tekliği ilkesi gereğince birden fazla bulunan yerleşim yerlerinden kişisel ilişkilerinde en baskın olanı yerleşim yeri olarak kabul edilir. Türk Medeni Kanunu'nun 22.maddesi der ki: ''Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.''

 

İkinci yerleşim yeri çeşidi olarak saymaca yerleşim yerini söyleyebiliriz. Bu tür yerleşim yerleri iradi olarak kendisine bir yerleşim yeri belirleyemeyen kişilere kanunun belirlediği yerleşim yerleridir. Mesela Medeni Kanunun 20.maddesi fıkra 2: ''Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye'de henüz bir  yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.''   

 

Üçüncü yerleşim türü olarak yasal yerleşim türdü. Bu yerleşim türü de velayet ve vesayet altında bulunan kişileri kapsar. Velayet altında bulunan kişiler için Türk Medeni Kanunu şöyle der: ''Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır.'' Vesayet altında ki kişiler için ise Medeni Kanun ''Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.'' der. Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesi 2. fıkrasınca vesayet makamı da Sulh Hukuk Mahkemesidir. Böylelikle vesayet altında bulunan kişinin yerleşim yeri bağlı bulunduğu Sulh Hukuk Mahkemesinin bulunduğu yerdir. Vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştirmek isterse vesayet makamından izin almak zorundadır; vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi halinde yetki yeni vesayet dairelerine geçer. (TMK md.412/462 )

 


Başlık : Türk Hukukunda Yerleşim Yeri
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 24.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *