MAKALELER

Nişanın Evlenme Haricinde Sona Ermesi

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Nişanın Evlenme Haricinde Sona Ermesi

 

Nişanlılığın normal şekilde sona ermesi evlilik ilişkisinin kurulması ile olur. Bunun haricinde nişanlılık ölüm ya da gaiplik hallerinde de sona erer. Ölüm ya da gaiplik ile sona ermesinin tek bir sonucu vardır o da nişanlılık süresince karşılıklı olarak alınan hediyelerin geri verilmesi işlemidir. Tüm bu olağan durumların dışında nişanlılık haksız olarak da bozulabilir. Haksız bozulma durumların da nişanlılığın sonucunda maddi tazminat, manevi tazminat sorumlulukları ile hediyelerin geri verilmesi durumu meydana çıkar.

 

Maddi Tazminat

 

Nişanın bozulması neticesinde maddi tazminat istenmesi Türk Medeni Kanunu madde 120'de düzenlenmiştir. ''Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.'' Görüldüğü üzere maddi tazminat ödemekle yükümlü olan kişiler haklı sebep olmaksızın nişanı bozan veya kusuru ile nişanın bozulmasına sebep olan kişidir. Maddi tazminatın içerisine evlilik yapılacağı düşüncesiyle yapılan harcamalar girer. Maddi tazminat isteme hakkı herhangi bir şarta bağlı olmaksızın devir edilebilir ve mirasçılara geçebilir. Nişanın bozulmasında hiçbir tarafın kusuru yoksa eğer maddi tazminat isteme durumu iki tarafa da tanınmamıştır. Tazmin edilecek olan zararın hem evlenme ümidi beslenerek yapılmış olması hem de nişanlanma süresince yapılmış olması gerekmektedir. Fakat nişanlanmadan önce evlenme ümidiyle yapılan masraflar ile nişanın bittiğinden haberdar olmaması sebebiyle yapılan masraflarda maddi tazminat ile talep edilebilir. Taraflar tazminat konusunda anlaşırlarsa mahkemeye gitmeden bu durumu kendi aralarında çözebilirler. Fakat herhangi bir anlaşma durumu yoksa nişanın bozulmasında kusuru olmayan ve ya daha az kusuru olan taraf diğer nişanlı aleyhine dava açabilecektir. Dava sadece nişanı bozan kişiye açılır ;ancak bu kişi ölmüş ise dava onun mirasçılarına da açılabilir. Medeni Kanunda tazminat isteme hakkı sadece nişanlılara değil üçüncü kişilere de tanınmıştır. bu üçüncü kişiler nişanlının ana babası ya da onlar gibi hareket eden kimselerdir. Bu kişiler dürüstlük kuralı çerçevesinde yukarıda ifade ettiğimiz hususlarda yaptıkları masrafları isteyebilirler. Bu masrafların içerisine sadece nişanlılar için yapılan masraflar girer. Nişan sebebiyle kendilerine yaptıkları masrafları isteyemezler. Kanunda belirtilen ana veya baba gibi hareket eden kimseler kimlerdir? Bu kişiler nişan sebebiyle masraf yapan kişilerdir. Bunlar hısım olabileceği gibi herhangi bir kurumda olabilir. Sırf gösteriş olsun diye yapılan masraflar hiç kimse tarafından istenemez. Sadece gerekli olarak yapılan masrafların istenmesi mümkündür.

 

Manevi Tazminat

 

Manevi tazminat hükümleri Medeni Kanunun 121.maddesinde açıklanmıştır. ''Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.'' Bu maddeye göre manevi tazminatı sadece nişanlılar isteyebilir. Bu maddeye göre manevi tazminat isteme hakkı ölüm yada gaiplik ile sonuçlanan durumlarda ortaya çıkamaz. Nişanlılığın sadece bozma ile sona erdiği durumlarda istenebilir. Yine tazminatı isteyecek olan tarafın kişilik hakkının bir zarara uğraması gerekir. Nişanın bozulması ile duyulan her manevi acı için değil haklı derecede ki manevi açılar için tazminat istenebilir. Üçüncü Hukuk Dairesinin bir kararına göre sırf nişanlılığın uzun sürmesi sebebiyle manevi tazminat istenemez.( 3.HD 26.5.1988, 1633/5788 ) Manevi tazminat istemeye hakkı olan tarafın nişanın bozulmasında ya hiç kusuru olmaması gerekir ya da nişanı bozan taraftan daha az kusuru olması gerekir. Taraflar manevi tazminatın miktarında anlaşırlarsa dava açmaya gerek yoktur. Anlaşamadıkları takdirde davayı zarara uğrayan taraf açar zarara yol açan tarafa açar. Manevi tazminat istemi kişiye sıkı suretle bağlı bir hak olduğu için kişi bu davayı kendi açmalıdır. Sınırlı ehliyetsiz olan kişiler yasal temsilcilerinin izni ile bu davayı açabilirler. Tazminat sadece para olmalıdır. Hakim başka tazminat türlerine hükmetmemelidir. Medeni Kanunun 25. maddesi uyarınca ölmüş olan taraf için mirasçıları manevi tazminat talebinde bulunabilirler; ancak kişi ölmeden manevi tazminat açacağı konusunda şüpheye yer vermeyecek şekilde bunu bildirmiş olması lazımdır. Bu bildirimin mahkemeye yapılmasına gerek yoktur. Sözlü bir bildirimde olabilir.

 

Hediyelerin Geri Verilmesi

 

Hediyelerin geri verilmesi nişanlılığın bozulmasına bağlanan son hukuki sonuçtur. Bu konu Medeni Kanunun 122.maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre  ''Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. ''  Hediye kavramından neleri anlamamız gerektiği hususunda gelince hediye, nişanlılık dolayısıyla nişanlıya verilen ekonomik değeri olan şeylerdir. Ahlaki gereklilikten dolayı verilen şeyler geri istenemez. Hediyenin nişanlılık süresince verilmesi gerekmektedir. Geri istenecek hediyelerin alışılmışın dışında olması gerekmektedir. Alışılmışın dışındaki kavram ise hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır. Hediyelerin geri verilmesinde taraflar açısında herhangi bir kusur ayrımı yapılmaz. Her iki tarafta verdiği hediyeleri geri isteyebilir. Hediye olarak verilen eşya karşı tarafta duruyorsa aynen hediyeyi geri istenen tarafa verilmelidir; ancak hediye durmuyorsa kanununda dediği gibi sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanmalı yani hediyenin değeri verilmelidir.

 

Tüm bu taleplerimiz maddi tazminat olsun manevi tazminat olsun hediyelerin geri verilmesi olsun nişanın bozulmasından itibaren 1 yıl süre içerisinde istenmelidir. 1 yıl geçtiği takdirde herhangi bir hukuki dayanağımız yoktur.


Başlık : Nişanın Evlenme Haricinde Sona Ermesi
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 09.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *