MAKALELER

İnternet Sansürü

  • Makaleler
  • >
  • Fikri, Sinai Haklar ve Bilişim Hukuku
  • >
  • İnternet Sansürü

Özellikle Gezi Olayları sonrasında internetin ulaşabileceği kesimler ve yaratabileceği etkiler siyasal iktidar tarafından fark edilmiştir. Bilişim; erişebileceği ve etkileyebileceği kitleler konusunda Dünya kamuoyuna çok öncelerde bazı sinyaller vermişti. Özellikle Mısır’da gerçekleşen halk hareketinde kitleler arası haberleşme tamamen Twitter üzerinden yürüdü. Mısır’da başlayan halk hareketi ve alınan neticede bilişimin payı inkar edilemez. Mısır’da meydana gelen olayların ardından Gezi Parkı Olayları’nda da bilişim büyük etki bırakmış ve insanlar haberleşmeyi ve haber almayı sosyal medya üzerinden yürütmüşlerdir. Sosyal medyanın asparagas haberlerini göz ardı edersek ulaştığı ve etkilediği kitleler yüzbinlere ulaşmıştır. Ülkemizde bulunan siyasal iktidar sosyal medyanın bu etkisinden rahatsızlık duyduklarını defalarca kez dile getirmiş ve sonunda TBMM’de kabul edilen 5651 Sayılı Kanun’da yapılan değişiklik neticesinde kanaatimizce 3. dünya ülkelerinde uygulanan sansür ve içerik kaldırma yöntemleri ülkemizde de uygulanmaya başlanmıştır.

 

5651 Sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler neticesinde Cumhurbaşkanı’nın onaylanması ile yürürlüğe girecek maddeler arasında en dikkat çeken artık URL bazında engelleme yapılmasıdır. Bu değişiklik öncesinde ülkemizde DNS bazında engelleme yapılırken artık bu durum kaldırılmış ve engellemeler URL bazında yapılacaktır. Yani kullanıcılar artık engellenen sitelere DNS değiştirerek dahi giremeyeceklerdir. URL bazlı engelleme dünya üzerinde Çin, Suudi Arabistan gibi ifade özgürlüğünün tartışıldığı ülkelerde kullanılmaktadır. Bu madde ile artık ifade özgürlüğünde 3. sınıf ülkelerle yarışır hale geldik. Ayrıca artık erişimin engellenmesi için mahkeme kararı şartı ortadan kaldırılmaktadır. Özel hayatın gizliliği gerekçesi ile TİB mahkeme kararına lüzum kalmadan web sitelerine erişimi engelleyebilecektir. TİB’in neye dayanarak özel hayatın gizliliğini sınırlarını çizeceği merak konusudur. Bu madde ile mahkemelerin belirleyeceği olgulardan biri olan özel hayat kavramı mahkemelerin elinden alınmaktadır. Kanaatimizce bu husus dahi Anayasa’ya aykırı olup başvuru halinde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilecektir. Tabii bu durum bizim temennimizdir.

 

Bu değişiklik ile asıl bizi korkutan kullanıcıların takip ettiği web sitelerinin ve arama motorlarında aradıkları kelimelerin kısaca sanal dünya üzerinde yaptıkları her hareketin takip edilerek erişim sağlayıcılar tarafından 2 yıl boyunca arşivleneceği hususudur. Zira bu hükümle Türkiye’de 36 milyon internet kullanıcısı tabir-i caizse fişlenecektir. Bu hükmün yürürlüğe girmesi halinde internet özgürlüğünün büyük bir darbe alacağı hatta artık böyle bir özgürlükten bahsedilemeyeceği aşikardır.

 

Yapılan değişiklik öncesinde TİB Başkanı ve Ulaştırma Bakanı’na doğrudan içerik kaldırma yetkisi ancak katalog suçlardan (bahis, pornografi, kumar vb.) dolayı mümkündü. Bu siteler için içerik kaldırma veya engellemede TİB Başkanı veya Ulaştırma Bakanı’nın talebi yeterliydi. Ancak gelen düzenleme ile katalog suçlar kaldırılmıştır. TİB Başkanı veya Ulaştırma Bakanı ayrım gözetmeden erişim engellemesi yapabilmektedir. Ayrıca TİB adeta MİT gibi özel bir kurum haline gelmektedir. Zira artık TİB çalışanları için soruşturma açmak TİB Başkanı’nın izni ile mümkündür. TİB Başkanı için soruşturma açmak ise Ulaştırma Bakanı’nın izni ile mümkün hale gelmiştir.

 

Bu bahsettiğimiz hususlar tabir-i caize icebergin görünen yüzüdür. Bunlar dışında onlarca başka madde ile internet özgürlüğü çok büyük sekteye uğramaktadır. Umuyoruz ki en kısa sürede bu vahim hatadan vazgeçilir. 


Başlık : İnternet Sansürü
İnceleyen : Av. Halil İbrahim ÇELİK
Tarih : 07.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *