MAKALELER

İnternet Kafe Aracılığıyla İşlenen Bilişim Suçu

  • Makaleler
  • >
  • Fikri, Sinai Haklar ve Bilişim Hukuku
  • >
  • İnternet Kafe Aracılığıyla İşlenen Bilişim Suçu

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

Esas    : 2010/10299

Karar    : 2010/9933

Tarih    : 24.09.2010

 

BİLİŞİM ALANINDA SUÇLAR
BİLİŞİM SİSTEMİNE GİRME SUÇU
İNTERNET KAFE SAHİBİNİN BİLGİSAYARLARI GÖZETİM VE DENETİM SORUMLULUĞU
İP NUMARASI
LEHE KANUN UYGULAMASI

 

5320 Sa.Ka.8

CMK.231

TCK.52, 243

 

Sanığın internet Cafe`nin sahibi olduğu, iş yerindeki 70 adet bilgisayarın gözetimi ve denetimi için gerekli hassasiyeti göstermemesi sebebiyle kusurlu olduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

 

 

DAVA VE KARAR

 

Bilişim sistemine girme suçundan sanık F...S...ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun 243/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 yeni TÜRK lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, müdahilin zararı giderilmediğinden ve giderilmesi mümkün olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2008 tarihli ve 2007/2085 esas, 2008/1054 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre,


1-    Sanığın Halley internet Cafe`nin sahibi olduğu, iş yerindeki 70 adet bilgisayarın gözetimi ve denetimi için gerekli hassasiyeti göstermemesi sebebiyle kusurlu olduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, adı geçen iş yerindeki İP numarası 81.215.188.170 olan bilgisayardan müştekinin elektronik posta adresine girilmesinden sanığın sorumluluğu olmamasına rağmen, üzerine atılı suçtan beraatına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde cezalandırılmasında,

2-    Suçun    31.03.2005 tarihinde işlenmiş olması karşısında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun`un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriye karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk ceza Kanunu’nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanun`un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

3-    5271 sayılı kanun`un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adli para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkilap kanunlarında yeralan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu cihetle, sanığın sabıkasız olması ve ortada herhangi bir zararın bulunmaması karşısında 5271 sayılı Kanun`un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 4.12.2009    gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-7170-2009/13320/65925 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek, dairemizin gün ve 2009/23397 esas, 2010/6054 sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminin birinci bendindeki düşünce yerinde görülerek, Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/2008 yerine sehven 31.3.2008 olarak yazılması isabetsiz olduğundan bahisle 5320 sayılı yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının (6.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı yasanın 29. maddesi ile eklenen) ikinci cümlesi uyarınca, Dairemizin anılan ilamındaki maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 23.6.2010 gün ve 2009/283- 389 sayılı talebi yerinde görüldüğünden, Dairemizin 14.5.2010 gün ve 2009/23397 Esas, 2010/6054 sayılı kararı kaldırılarak, gereği görüşüldü:

 

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ KARARI

 

İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün aşamalarda birbirine ile çelişmeyen ve aksi ispatlanamayan savunması ve şikâyetçinin 22.5.2008 tarihli oturumdaki beyanı ile dosyada mevcut diğer deliller karşısında, hükümlünün yüklenen suçtan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması nedeniyle kanun yararına bozma istemine iten düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden,

 

SONUÇ

 

 Kadıköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.5.2008 gün ve 2007/2085 esas, 2008/1054 sayılı kararının CMK`nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlüye yüklenen bilişim sistemine girme suçundan açılan kamu davasından 5271 sayılı CMK`nın 223/2-e maddesi uyarınca (BERAATİNE), aynı Yasanın 327. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan 13.50 TL. yargılama giderine hükümlünün kendi kusuru ile neden olmadığı anlaşılmakla, bu giderin hükümlüden tahsiline yer olmadığına, mahkemece tayin olunan 1.800 TL. adli para cezasının dosyada mevcut Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı, Toros vergi dairesinin 8.10.2008 gün ve 200810- 080020650000289 sayılı makbuz ile infaz olunduğu anlaşılmakla müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, bozmanın niteliğine göre ihbarnamedeki diğer bozma nedenleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hükümdeki diğer hususların muhafazasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, karar  verildi.


Başlık : İnternet Kafe Aracılığıyla İşlenen Bilişim Suçu
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 17.05.2013
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *