MAKALELER

Evlilik Birliğinden Doğan Hak Ve Yükümlülükler

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Evlilik Birliğinden Doğan Hak Ve Yükümlülükler

 

     Geçmişten günümüze çeşitli toplumlarca kutsal bir kurum olarak kabul edilen evlilik, farklı aile ve kültürlerden gelen bireylerin aile kurma amacı taşıyarak, sevgi ve saygı bağı ile birlikte bir ömür boyu beraber yaşamaya söz vermeleri sonucu oluşturdukları bir partner ilişkisi şeklinde vuku bulan, eşlere bazı haklar tanımanın yanısıra onlara belirli yükümlülükler de yükleyen bir sosyal olgudur.     

 

     Evlenmeyle eşler arasında kurulan evlilik birliği, Türk Medeni Kanununun 185.maddesi gereğince eşlere bu birliğin mutluluğunun elbirliğiyle sağlanması ve çocukların bakım, eğitim ve gözetim gibi ihtiyaçlarının  beraberce gösterilecek özenle karşılanması konusunda yükümlülükler yüklemektedir. Bu maddenin 3.fıkrasına göre de eşlerin birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundalıkları beraber değerlendirildiğinde, kanun koyucunun aile içindeki dirlik, düzen ile huzurun devamı için gerekli düzenlemeleri yaptığı ve aile kavramına ne denli önem verdiği açıkça anlaşılmaktadır. Buna göre eşler birbirlerine anlayışla davranmalı, birbirlerine olan sevgi ve saygılarını kaybetmeyerek mutluluğun elbirliği ile sağlanması için gereken özveri ve çabayı göstermelidirler. Yine aynı şekilde varsa çocukların bakım, eğitim ve gözetimi konusundaki tüm ihtiyaçlarını velayet hakları olmasa dahi birlikte karşılamak zorundadırlar.

 

     Kanun koyucu evlenmenin doğal bir sonucu olan birlikte yaşamayı eşler açısından bir yükümlülük haline getirmiş, aynı zamanda ortak konutun seçilmesi konusunda kendilerine bir hak tanımakla beraber birliğin beraberce yönetilmesi ile giderlerin karşılanması hususlarında da düzenlemeler yapmıştır. Eşler, kanunda aile konutu olarak adlandırılan birlikte yaşayacakları konutu birlikte seçmeli ve giderleri güçleri ile orantılı olarak emekleri ve malvarlıkları ile karşılamalıdırlar.  Birlikte yaşama yükümlülüğü gibi aykırı davranıldığı takdirde taraflara boşanma hakkı veren diğer bir yüküm ise sadakat yükümlülüğüdür. Sadakat yükümlülüğüne göre eşler birbirlerine cinsel yönden sadık kalmaları dışında her durumda birbirlerinin menfaatlerini koruma gibi davranışlarda da bulunmalıdırlar. Eşler, aynı zamanda evlilik yeminlerinde kabul ettikleri gibi iyi ve kötü günlerinde birbirlerine destek olmalı, yardımlaşmalı ve her zaman dayanışma hali içinde olmalıdırlar.

 

     Evliliğin genel hükümlerinden olan haklar ve yükümlülükler içinde yer alan diğer bir konu da kadının soyadı meselesidir. Evlilik kavramı ile birlikte kadının soyadında gerçekleşen değişiklikler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 187.maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre:

 

Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.

 

     Soyadı, bir kişinin kimliğinin belirlenmesindeki en önemli husus olup kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olmasının sonucu olarak da ancak hak sahibi tarafından kullanılabilen ve devredilemeyen bir haktır. Bu maddenin emredici hükmü gereğince kadın evlilikle birlikte kocasının soyadını almak zorundadır. Ancak istek dahilinde gerçekleşmek üzere kadının eski soyadını kocasının soyadının önünde kullanması bir hak olarak tanınmaktadır.

      

    

 


Başlık : Evlilik Birliğinden Doğan Hak Ve Yükümlülükler
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 17.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *