MAKALELER

Evlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Evlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar

 

Hukuk yapımız olarak gelenek ve göreneklerimizden gelen evlilik birliği ve aile yapısının değerine verdiğimiz önem gereğince evlilik aşaması sırasında her türlü sıkı şartlar getirilmiştir. Evlenmenin geçerli olabilmesi için sadece evlenmek istemek yetmemekte evlilik ehliyetine sahip olmamakta yetmemektedir. Evlenme öncesi, evlenme sırası ve evlenme sonrasında uyulması gereken şekil şartları vardır. Evlenmeye bu kadar sıkı şekil şartları getirilmesinin birçok önemi vardır. Aile birliğine verilen önem bunların başında gelir. Gelecek nesillerin sağlıklı ve dengeli olmalarını sağlamak, nişanlıların kendi hür düşünceleriyle karar vermelerini sağlamak bunlardan sadece bir kaçıdır.

 

 

Evlenme Töreninden Önceki Şekil Şartları: Evlenmek için yapılacak olan başvuru kadın veya erkeğin oturduğu yer evlendirme memurluğudur. Bu başvuruyu kadın veya erkek birlikte yapar. Kanunumuz açıkça oturduğu yer demektedir. O yüzden yerleşim yeri veya ikametgâh adresinin bulunduğu yer evlendirme memurluğu değil oturduğu yer memurluğudur. Fakat bunun yanında evlenmek isteyen kişiler ayrı ayrı şehirlerde ya da birisi yurt dışında yaşarlarsa başvuruyu ikisi birbirinden ayrı yaparlar. Bu başvuruyu alan evlendirme memurlukları birbirlerine haber verirler. Her iki memurluk alınan belgeleri evlendirmenin yapılacağı evlendirme memurluğuna göndeririler. Evlenme başvurusunu yazılı veya sözlü olarak da yapılabilir. Başvurunun sözlü yapılması halinde evlenme beyannamesini evlendirme memuru doldurur, taraflar imzalar ve bu imzalar evlendirme memuru tarafından onaylanır. Sözlü olarak yapılan evlendirme bildirimi yazılı hale getirilmediği sürece işleme konulmaz. Yazma bilmeyen taraf veya taraflar ülkemizde çokça yaygın olarak kullanılan parmak izini kullanırlar. İmza yerine parmak izi ile o belgeyi resmileştirirler. Evlendirme memuru belediyelerin bulunduğu yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendirdiği memur, köylerde muhtardır. Yurt dışında Türk vatandaşları evlenmek isterse eğer evlendirme memurları o ülkede ki Türk konsolosları ve başkonsolosluklarına verilmiştir. Evlendirme memuru tarafların kendisine vermiş olduğu beyannameyi bir yanlışlık ve bir hata olmaması için inceler. Beyannamede herhangi bir hata yoksa evlendirme memuru evlenme işleminin yapılacağı günü ve saati taraflara bildirir. Bunun yanında beyannamede bir hata veya taraflardan birinin evlenmeye ehliyetinin olmadığını anlarsa evlenme işlemini iptal eder bunu da taraflara bildirir. Evlendirme memurunun bu başvuru reddine karşılık olarak taraflardan her biri mahkemeye başvurarak redde itiraz edebilir. İtirazın inceleneceği yer red kararını veren yer Aile Mahkemesidir. Bu mahkeme red kararına itirazın doğruluğunu saptarsa veya en başta beyannameler de bir eksiklik veya bir hata olmadığı anlaşılırsa evlenecek olanlara bir evlenmeye izin belgesi verilir. Bu belgeyi aldıktan sonra taraflar altı ay içerisinde herhangi bir evlendirme memurunun önünde evlenebilirler. Altı ay içerisinde evlenme gerçekleşmezse belge geçerliliğini yitirir. Buna rağmen evlenmek isterlerse taraflar yeni bir belge almak durumundadırlar.

 

 

Evlenme Töreni Sırasındaki Şekil Şartları: Evlenme töreni, evlendirme memuru önünde ve iki tanığın huzurunda, tarafların bizzat bulunmalarıyla aleni olarak yapılır. Vekalet ile evlenme yapılmaz, evlenecek olan kişilerin o işlem sırasında hazır bulunmaları gerekmektedir. Kişiye sıkı suretle bağlı bir hak olması gereğince bu kural konulmuştur. Evlendirme memuru her iki tarafa da ayrı ayrı tanıklar önünde evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Olumlu cevap aldığı takdirde taraflara ve tanıklara imza attırarak evlendirme işlemini yapar. Evlenecek olan kişilerin vereceği cevaplar belirli bir şekle tabi değildir. Sağır veya dilsiz olmaları durumunda taraflar cevaplarını belirli işaretlerle verebilirler. Evlenecek olan kişinin yabancı olması durumunda evlenme işlemi anında bir tercümanın bulunması şartı vardır.  Tanıkların tam ehliyetli olması şarttır. Evlenme tarafların olumlu cevapları ile olur. Evlenme işlemi her türlü yerde yapılmaz. Evlenme merasiminin nerelere yapılabileceği kanunlarda sayılmıştır.

 

 

Evlenme Töreninden Sonraki Şekil Şartları: Evlenme töreninden sonraki ilk şekil şartı evlendirme memurunun evlenme işleminin bitmesinden hemen sonra taraflardan birine aile cüzdanını vermesidir. Evlendirme memurları yapmış oldukları evlendirme işlemlerini bir ay içerisinde bulundukları yer nüfus idaresine bildirirler. Tüm bunların yanında ülkemizde çokça yaygın olan dini nikah merasimi Medeni Kanunu’muzun bir maddesine konu olmuştur. Buna göre dini nikah resmi nikahtan sonra yapılmalıdır; çünkü dini nikah merasiminde aile cüzdanını göstermek zorundadırlar. Resmi nikah yapılmayıp da sadece dini nikah yapıldığı takdirde evlilik yoklukla sakattır. Dini nikahın resmi nikahtan önce yapılması halinde evlenmenin geçerliliği etkilenmez fakat bu durumda da bir cezai sorumluluk meydana gelmektedir. Tüm bu işlemler resmi nikah durumunun alenileştirilmek istenmesinden ortaya çıkmış ve resmi nikah neticesinde eşlerden her iki tarafın da haklar kazanması sağlanmak istenmiştir. Çünkü ülkemizde son yıllarda azalmakta olmakla beraber halen varlığını sürdüren sadece dini nikahla bağlı olan evlilikler neticesinde kadınların bir çok zarar görmesi durumu meydana çıkmaktadır. Bunun yanında ‘’çocuk gelinler-küçük gelinler’’ olarak adlandırılan erken evliliğin önüce geçilmesi istenmektedir ki bu da çok önemli bir konudur. Dini nikahın resmi nikahtan önce yapılmasının cezai müeyyidesine Yargıtay’ın bir örneği aşağıda verilmiştir.

 

 

YARGITAY


5. Ceza Dairesi 2008/13540 E.N , 2011/418 K.N.



İlgili Kavramlar



HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ŞİKAYETE BAĞLI SUÇ



İçtihat Metni



Reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunmak, resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, sövme ve basit müessir fiil suçlarından sanıklar C…. T…. ve H…. K….'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık H…. K….'ın resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmaktan, sanık C…. T….'in resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, sövme ve basit müessir fiil suçlarından mahkümiyetlerine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçundan ise mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine dair, Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2005/58 Esas, 2006/295 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Cemal ve katılan sanık H….. müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;



21.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/1-3. maddesi gereğince 2000 TL.ye kadar olan para cezaları kesin nitelikte olup, karar tarihine göre sanık C.... T.... hakkında katılan sanık H....'ye yönelik müessir fiil suçu nedeniyle kurulan 407 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu suç yönünden temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer suçlardan verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:


Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık C….'in temyiz itirazlarının reddiyle hakkında resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,



Sanık C…. T….'in reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;



Sanığın işlediği iddia edilen suça 765 sayılı TCK.nun 416/3. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 16.06.2005 günlü sorgu işlemi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 



Sanık H….. K….'ın resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, sanık C…. T….'in ise sövme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;



Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,



Ancak; 



YCGK.nun 03.06.2008 gün ve 2008/149-163, 13.11.2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; CMK.nun 23l/5-6.(5395 sayılı Yasanın 23. maddesi) fıkrasındaki şartlar gözetilmek suretiyle diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından isteme bağlı olmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki neticeleri itibariyle farklı bir müessese ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın ilk şeklinde ayrık bir hüküm bulunmadığından ertelenmiş cezayı içeren bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının da olanaklı olduğu ve CMK.nun 231/7. maddesi gözetilmeden, hükmolunan para cezasının, cezanın kişiselleştirilmesi araçlarından olan ertelenmesi sonunda bu husus gerekçe gösterilerek sanık H..... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,



Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık C…. T…. yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,



Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


Başlık : Evlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 12.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *