MAKALELER

Evlat Edinmede Süreç

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Evlat Edinmede Süreç

Evlat edinme işlemi soybağının kurulmasını sağlayan bir işlemdir. Bu işlem soybağının kan bağı yoluyla kurulmasını sağlamaz. Evlat edinme ilişkisinin amacı hem evlat edinen hem de evlatlık olan açısından farklıdır. Evlat edinenler açısından evlatlık ilişkisi kişilerin çocuğu olmaması bakımından bir çocuk sahibi olmalarını sağlamakla birlikte soylarını devam ettirme, kendilerine mirasçı bırakma bakımından önemlidir. Evlatlık alınan kişi bakımından ise bakıma, sevgiye, ilgiye muhtaç çocukların aile ortamı tatmaları yaşantılarını sağlıklı bir biçimde geçirmelerine olanak sağlar. Evlat edinme ilişkisinde her zaman evlatlığın menfaati göz önünde bulundurulmalıdır.

 

Kanunumuz evlat edinme müessesini küçüklerin evlat edinilmesi ve ergin veya kısıtlıların evlat edinilmesi diye ikiye ayırmıştır. Bu iki ayrımın birbirinden farklı kriterleri ve şartları vardır.

 

Küçüklerin evlat edinilmesi: Burada küçükten kastedilen 18 yaşını doldurmamış olmaktır. 18 yaşının doldurulup doldurulmadığına evlat edinme başvurusunun yapıldığı an bakılır. Kişi bu anda 18 yaşını doldurmamışsa küçüklere ilişkin evlat edinme şartları o küçükte aranır. Eğer kişi başvuru sırasında 18 yaşını doldurmamış fakat evlatlık işleminin kararının verildiği zaman 18 yaşın doldurmuşsa başvuru anına bakacağımız için küçüklere ilişkin hususları göz önüne almamız gerekmektedir. Küçüğün evlat edinilmesinde ilk olarak evlat edinmeyi düşünen aile küçüğü tanımalı ona belli bir süre bakmalı onunla ilgilenmelidir. Bu süre içerisinde iki tarafında birbirini tanıma olanağı sağlanmıştır. Bu süre kanunumuzda bir yıl olarak belirtilmiştir. Bir yıl süre ile evlat edinmek isteyen aile evlatlığa bakmak zorundadır. Bunun yanında evlat edinmenin evlatlığın yararına olması gerekmektedir. Bu yararı hakim takdir etmelidir. Hakimin isteyeceği, belirleyeceği hususlara göre karar verilir. Evlatlığın yararı kadar önemli olan bir diğer husus da eğer evlat edinenin çocukları varsa bu çocukların yararının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi gerekmektedir. Eğer evlat edinmek isteyen kişinin çocuklarının menfaati bu evlatlık ilişkisi neticesinde geri dönülemez bir biçimde sarsılırsa hakim evlatlık ilişkisinin kurulmasına engel olabilir. Evlat edinmek isteyenin eğer çocuğu veya çocukları yoksa böyle bir durumun meydana çıkması da imkan dahilinde olmaz.

 

Evlat edinenler açısından da hem evli olan kişiler hem de bekar olan kişiler evlat edinebilirler. Evli olanlar bakımından kanun kural olarak birlikte evlat edinilmesi gerektiğini söylemiştir. Evli olanların tek başına evlat edinmesi durumu ancak belirli şartların gerçekleşmesi sonucunda meydana gelir. Bunun içinde evlat edinmek isteyen eşin 30 yaşını doldurmuş olması aranır. Bunun yanında diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir. Bu hususlardan herhangi biri gerçekleştiği takdirde evli olunmasına rağmen eşlerden biri diğerinin onayı olmaksızın evlatlık ilişkisinin kurulmasını sağlayabilir.

 

Evli yaşayanların birlikte evlat edinmesi içinde belirli kriterler getirmiştir. Evlatlık ilişkisinin toplumun önemli bir konusu olması bakımından kanun koyucu nu işlem üzerinde titizlikle durmuş ve herhangi sorun çıkmaması için hem evlat edinmek isteyenler açısından hem de evlatlık olan kişi bakımından belirli kriterler getirerek bu ilişkinin sağlam temellere oturmasını sağlamak istemiştir. Evli kişilerin evlatlık edinebilmeleri için en az 5 yıldan beri evli olmaları veya 30 yaşını doldurmuş bulunmaları gerekmektedir. Burada iki eşinde 30 yaşını doldurmuş olması aranır. Tüm bunların yanında öncelikli bakılması gereken husus iki eşinde ayırt etme gücüne sahip olmasıdır. Evlatlık ilişkisinin ağırlığını bilecek ve kaldıracak durumda olmaları eşlerden beklenir. Ayırt etme gücüne sahip omlarına rağmen vesayet altındalarsa vesayet makamının ve denetim makamının izni ile evlatlık ilişkisini kurabilirler.

 

Yukarıda bahsettiğimiz hususlar bir aileden evlat edinme ya da Sosyal Hizmetler Kurumundan evlat edinme ile alakalıdır. Bunun yanında eşlerden birinin diğer eşin çocuğunu evlat edinmesi hususu kanunumuzda ayrıca düzenlenmiştir. Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlât edinebilir. Bu hükmün amacı çocuklu kişilerin evlenmesini kolaylaştırmak ve sosyal olarak bir aile olmayı kolaylaştırmaktır.

 

Evli olanların evlat edinebilmelerinin yanında evli olmayanların yani bekar kişilerinde evlat edinmeleri mümkündür. Bunun için evlat edinmek isteyen kişinin 30 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Burada hakimin takdir yetkisi çok önemlidir. Evlat edinmek isteyen kişinin bu kurumun önemini ve ağırlığını bilecek ve kaldıracak durumda olması gerekmektedir.

 

Şu ana kadar bahsettiğimiz hususların hepsi evlat edinmek isteyen kişi veya kişilerce sahip olunması gereken hususlardır. Tüm bunların yanında bir evlatlık olan kişinin ve evlat edinmek isteyenle karşılıklı olunması gereken kriterler vardır. Bunlardan ilki evlat edinen ile evlat edinilen arasında en az 18 yaş farkının bulunmasıdır. Bu asgari yaş sınırından başka azami bir yaş sınırı belirtilmemiştir. Bu sınırın verilmesinin sebebi de kan bağıyla kurulan herhangi bir aile yapısına uygun olarak evlatlık ilişkisinin de kurulmak istenmesidir. Bu 18 yaş sınırına uyulmaması durumunda evlatlık ilişkisinin kurulamayacağına dair Yargıtay’ın bir kararı vardır.

 

YARGITAY
2. Hukuk Dairesi 2007/2367 E.N , 2008/3325 K.N.



İlgili Kavramlar



EVLAT EDİNME
EVLATLIK İLİŞKİSİNİN KALDIRILMASI
SOYBAĞININ KURULMASI

İçtihat Metni



Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.


4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinin birinci fıkrasında "Evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır." Hükmü yer almaktadır.


Dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden 12/4/1942 doğumlu davacı ile 1/1/1959 doğumlu davalı arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.


Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.


SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi. 13/3/2008

 

KARŞI OY

Türk Medeni Kanununun 282. maddesi, genel olarak soybağının kurulmasını düzenlemiş, çocuk ile ana arasındaki soybağının doğumla, çocuk ile baba arasındaki soybağının ise ana ile evlilik, tanıma ve hakim hükmü ile kurulacağını, ayrıca soybağının evlat edinme yoluyla da kurulabileceğini hüküm altına almıştır. Yasadaki düzenlemeler ve yargılama usullerinden de anlaşılacağı gibi, soybağı davaları bu arada doğal olarakda evlat edinme davaları, kamu düzenine ilişkindir.

Türk Medeni Kanununun 318/1. maddesi ile getirilen hükümle, evlat edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilecektir. Bu nedenle, kurulmuş bulunan evlat edinme ilişkisindeki esaslı noksanlık, artık, bu noksanlığın öğrenilmesinde, kamu adına ilişkinin kaldırılması yolunda dava açılmasını mümkün kılacaktır.

HUMK. nun 427/7. maddesinde, kesin olarak verilen hükümlerle, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümlerin, kanun yararına temyiz edilebileceği belirtilmiştir.


TMK. nun 318/1. maddesi uyarınca, esaslı noksanlıkları içeren evlat edinme ilişkisi, TMK.319. maddedeki hak düşürücü süreler içersinde, kamu düzeni açısından kesinleşmeyecektir. Esasa ilişkin noksanlığı belirleyen Cumhuriyet savcısı, ilişkinin kaldırılması için dava açabilme olanağına sahip bulunmaktadır. Evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır. Bu koşul evlat edinmenin en önde gelen esaslı unsurudur. Cumhuriyet savcısı bu noksanlığı öğrenmiştir. Kanun yararına bozma istemi ile temyiz yerine ilişkinin kaldırılması için dava açması yasanın aradığı temel amaçtır. Zira, kanun yararına bozma, taraflar açısından sonuç doğurmayacak, bu durum, yasaya aykırı ve esasla unsurlardaki eksikliklerine karşın, evlat edinme ilişkisinin kurulmasını sağlayabilecektir.


Esasa ilişkin noksanlıkları öğrenen Cumhuriyet savcısının, dava açarak evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını temin olanağının bulunması ve kamu düzeni açısından kesinleşmemiş olan hükümle ilgili olarak, kanun yararına temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.

 

Evlat edinme durumunda evlat edinilenin ayırt etme gücüne sahip olabilecek bir yaşta olması durumunda evlat edinilenin rızası da aranmaktadır. Burada ki temel kriter belirli bir yaş sınır vermektense ayırt etme gücünün bulunması, evlatlık kurumunun niteliğini kavrayacak durumda olunmasıdır. Küçük eğer ayırt etme gücüne sahip değil ancak vesayet altındaysa vesayet makamının izni gerekmektedir. Ayırt etme gücü olmasına rağmen vesayet altında bulunuyorsa yine vesayet makamının izni gerekmektedir.

 

Evlat edinilen küçüğün evlat edinilmesi sırasında ana ve babasından da rıza alınması gerekmektedir. Evlatlık ilişkisinin kurulması için her ikisinin de izni gerekmektedir. Tek bir tarafın izni yeterli değildir. Ana babanın izninin önemi evlat edinilme durumundan sonra dahi çocuğun biyolojik ana babasıyla görüşmesi dahilinde ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda arada ki bağ kopmadığı için ana babanın izni gerekmektedir. Ana baba velayet hakkına sahip değilseler dahi rızaları istenmelidir. Babanın rızasının aranması için çocuk ile soybağının kurulması gerekmektedir. Ananın rızası içinde doğumun o kişi tarafından gerçekleştirildiğinin ispatı gerekir. Ana baba evlat edinme ilişkisine rıza göstermezlerse bu ilişki kurulmaz; ancak bu rıza göstermemelerinin haklarını kötüye kullanıyor oluşlarından geldiği anlaşılırsa vermedikleri rızalarının bir geçerliliği kalmaz. Rıza kanunumuzun bize açık ve net olarak söylediğine göre ana babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak verilir. Rıza küçüğün doğumunun üzerinden 6 hafta geçmedikçe verilemez. Bu süreden önce verilen rıza geçersizdir. Rızanın herhangi bir şarta bağlanması evlatlık ilişkisi kurumunun önemini zedeleyeceği için mümkün değildir. Verilen bu rızanın bir kereliğine geri alınması mümkündür. Rızayı verdiğimiz tarihten itibaren 6 hafta içerisinde verilen rıza geri alınabilir. Ancak bu bir kereye mahsustur. Rızanın geri alınmasından sonra eğer bir kez daha rıza verildiyse bu verilen ikinci rıza geri alınamaz, kesindir. Ana babadan rıza alınması kural olmasına rağmen bazı hallerde ana babadan rıza alınmaması da mümkündür. Ana babanın kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa ana babadan rıza alınmasına gerek yoktur.

 

Erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesi: Ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi küçüklerin evlat edinilmesine oranla daha ağır şartlara konmuştur. Yani bu durum daha istisnai bir durumdur. Altsoyu bulunan kişiler eğer ergin veya kısıtlı bir kişiyi evlat edinmek isterlerse aranacak ilk husus altsoylarının muvafakatıdır. Birlikte evlat edinme durumunda her iki eşinde altsoyunun muvafakatı aranmaktadır. Bu rızanın açıklanmasının herhangi bir şekil şartı yoktur. Eğer evlat edinilen ergin veya kısıtlı evli ise eşinin bu evlat edinmeye rıza göstermesi aranır. Eğer eş sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa rızası aranmaz.

 

Eğer evlat edinilecek olan kişi bedensel veya zihinsel özrü sebebiyle sürekli bakıma muhtaç ise evlat edinmek isteyen kişi evlatlık ilişkisi kurulmadan önce bu kişiye 5 yıl süre ile bakması gerekmektedir. Bu bakımın sürekli bir bakım olması gerekmektedir. Bakımın hastalık, mesleki ihtiyaçlar ya da diğer sebeplerle kısa süreli kesintilere uğraması sürekli olması durumuna engel teşkil etmez.

 

Evlat edinme ilişkisi gerçekleştiği takdirde hem evlat edinen açısından hem de evlat edinilen açısında hayatlarında hukuki bakımdan bazı değişiklikler meydana gelmektedir. İlk olarak evlat edinen ile evlat edinilen arasında bir soybağı kurulur ve soybağına ilişkin hükümler bu iki tarafı da bağlar. Evlat edinilen kişinin biyolojik ana babasında bulunan velayet hakkı evlat edinene geçer. Evlat edinme ile birlikte evlat edinilen ile evlatlık arasında ve bunların birinin altsoyları ve eşleri arasında evlenme yasağı söz konusu olur. Evlatlık ilişkisi ile evlat edinilen evlat edinene mirasçı olur. Evlat edinilen kişinin altsoyu da evlat edinene mirasçı olur. Buna rağmen evlat edinen kişi ve bunun altsoyları evlatlığa ve onun altsoylarına mirasçı olmaz. Bunun yanında evlat edinilenin biyolojik ana babasına da mirasçılığı devam eder. Soyadı bakımından küçük ve ergin olma durumunda bir ayrım getirilmiştir. Evlat edinilen eğer küçükse evlat edinen kişinin soyadını alır. Evlat edinen isterse evlatlığın adını dahi değiştirebilir. Evlat edinilen ergin ise evlat edinen kişinin soyadını isterse alır isterse kendi soyadını kullanmaya devam eder.


Başlık : Evlat Edinmede Süreç
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 19.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *