MAKALELER

Evlat Edinme

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Evlat Edinme

 

     Soybağının yapay olarak kurulması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 305.maddesi ve devamında küçükler ile ergin ve kısıtlılar bakımından farklı düzenleme ve şartlara sahip olan evlat edinme ile gerçekleşmektedir. Evlat edinme,  evlat edinilmeye uygun bir çocukla evlat edinmeye uygun kişi ya da eşler arasında hukuki gereklilikler yerine getirilerek kurulan evlat ebeveyn ilişkisi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.  

 

     Küçüklerin evlat edinilmesinde genel koşullar küçüğün evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması ile evlat edinmenin herhalde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesidir. Ülkemizde kanunlarca kontrol altına alınan evlat edinme, gerçek bir anne baba çocuk ilişkisinin sağlıklı şekilde kurulabilmesi ve aile içinde uyum problemi yaşanmaması ile kişilerin birbirlerine alışmaları, birbirlerini tanımaları ve evlatlık ilişkisinin en baştan sağlam olarak kurulabilmesi için özellikle bir yıl süre şartını öngörmüştür. Hakimin öncelikli olarak inceleyeceği diğer bir husus olan küçüğün yararı ve evlat edinenin diğer çocuklarının durumu da evlat edinilecek çocuğun evlat edinmeyle birlikte sahip olacağı yeni hayatı, okul gibi geleceğini etkileyecek durumlar ve diğer çocukların örneğin evlat edinilen çocuğun yol açacağı ekonomik problemlerle özel okula gidiyorlarsa devlet okuluna gitmek zorunda kalacak olmaları gibi somut olayın koşullarına göre yapılacak araştırmalarla değerlendirilmektedir. Yine küçüklerin evlat edinilmesi bakımından diğer bir koşul da birlikte evlat edinmeye karar veren kişilerin resmi nikahla en az beş yıldır evli olmaları ya da eşlerden birinin otuz yaşını doldurmuş olması gerekliliğidir. Ayrıca eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebilmektedir. Evli çiftlerin evlat edinmesinden farklı olarak kanun tek başına evlat edinmeyi de düzenlemiştir. Buna göre evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir. Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlat edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi halinde, tek başına evlat edinebilir. Kanun koyucu, küçüklerin evlat edinilmesi açısından özellikle evlat edinen ile evlat edinilen kişiler arasında günümüzde normal şartlar altındaki koşullara yakın anne baba ile çocuk arasındaki yaş farkı hesaplamalarını esas alarak çocuğun en azından onsekiz yaş küçük olması şartını aramaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince ayırt etme gücü olan küçüğün rızasının alınması gerekmektedir. Kişilerin temyiz kudreti yaş ile alakalı bir mesele olmayıp kişiden kişiye değişen bir mesele, aynı zamanda da somut olayın bireylerine göre karar verilecek bir durumdur. Vesayet altındaki küçük söz konusu olduğunda ise, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilmektedir. Küçüğün rızasının yanında bir de küçüğün biyolojik anne babasının rızası gerekmektedir. Buna göre rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Verilen rıza, evlat edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlat edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir. Anne baba ve çocuk arasındaki bağlara, aile kurumuna önem veren kanun, çocuğun ana babasının rızasını, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemeyeceği yönünde bir düzenlemeye tabi tutmaktadır. Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir. Ancak anne ve babanın rızasının aranmadığı durumlar da yasaca düzenlenmiştir. TMK’nın 311.maddesi uyarınca aşağıdaki hallerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz:

 

1. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa,

 

2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine  getirmiyorsa.

 

Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir.

 

Diğer hallerde,  bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.

 

Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması halinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.

 

    Yukarıdaki kanun maddelerinin tanzim ediliş şeklinden de anlaşılacağı üzere küçüğün menfaatini ve geleceğini her zaman gözeten kanun koyucu, ergin ve kısıtlılar bakımından da evlat edinme konusunu ayrıca incelemiştir. Türk Medeni Kanununun 313.maddesi uyarınca evlat edinenin altsoyu bulunmaması koşuluyla, ergin veya kısıtlı aşağıdaki hallerde evlat edinilebilir:

 

1. Bedensel veya zihinsel özrü sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlat edinen tarafından en az beş yıldan beri bakılıp gözetilmekte ise,

 

2. Evlat edinen tarafından, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,

 

3. Diğer haklı sebepler mevcut ve evlat edinilen, en az beş yıldan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşamakta ise.

 

Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.

 

Bunlar dışında küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla  uygulanır.

 

 


Başlık : Evlat Edinme
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 16.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *