MAKALELER

Eşlerin Evlilikte Yükümlülükleri ve Evlilik Birliğini Temsil

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Eşlerin Evlilikte Yükümlülükleri ve Evlilik Birliğini Temsil

 

Temsil etme yetkisi evlilik birliği içerisinde kural olarak iki eşe de tanınan ancak bazı durumlarda tek eşin yapabileceği ancak sonuçları bakımından iki eşinde sağlı olduğu özel bir yetkidir. Temsil yetkisi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için bu haktan feragat edilemez ve bu hak devredilemez. Eski Türk Medeni Kanunundan farklı olarak yeni Medeni Kanunumuz evlilik birliği içerisinde eşleri aynı konuma, aynı statüye getirmiştir. Evlilik birliği içerisinde ki kadın-erkek ayrımını ortadan kaldırarak aile birliğindeki yetkilerini ve sorumluluklarının eşit düzeye getirmiştir. Buna bağlı olarak eşler evlilik birliğini temsil ederken de eşit konumda olmak durumundadırlar. Kanunumuzun 186. maddesinde ‘’birliği eşler beraberce yönetir’’ denilerek kadın-erkek eşitliğini sağlamıştır. Kural olarak eşlerden her biri ortak yaşam devam ettiği sürece ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. Ancak bu durumun istisnaları vardır. Öyle durumlar meydana gelir ki, bu durumlarda eşlerden biri aile birliğini temsil edemez. Tek eş aile birliğini temsil eder. Bunlarda kanunumuzda sayılmıştır. Diğer eş veya haklı sebeplerle hakim tarafından yetkili kılınmışsa ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa tek eş evlilik birliğini kendi başına temsil etme yetkisine sahip olabilir. Bir eşin temsile yetkili olabilmesi için tam fiil ehliyetine sahip olması gerekmektedir. Yani hem ergin hem de ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Bu erginlik mahkeme kararı ile oluşan ve evlilik ile oluşan erginliği de kapsar. Bunun yanında ayırt etme gücüne sahip kısıtlı olan bir eş de ivazsız kazandırmalarda aile birliği için bulunabilir. Eşlerin temsille yetkili olduğu işlemler aile ihtiyaçları kapsamında ki işlerdir. Bu sebeple bireysel ihtiyaçlar ve mesleki ihtiyaçlar eşlerin bireysel ihtiyaçları kapsamına girerek aile ihtiyaçları olmazlar. Tüm bu ailevi ihtiyaçlar ve birliğin temsiline bağlı olarak yapılan ihtiyaçlar anlaşılacağı üzere ortak hayat devam ettiği sürece olur. Onun dışında ortak hayat sona erdikten sonra çocukların bakım ve ihtiyaçları aile birliğine bağlı olarak yapılan ihtiyaçlar değildir, yani temsile bağlı değildirler. Onların farklı hukuki statüleri vardır.

 

 

Evlilik birliğinin temsili konusunda kanunumuz ikili bir ayrıma gitmiştir. Olağan temsil yetkisinin yanında olağanüstü temsil yetkisi de vardır. Olağan temsil yetkisi eşlerin aile birliği devam ettiği sürece günlük olağan işlemleri yapmalarıdır. Bu işlemleri her iki eş de yapmaya muktedirdir. İkisinin arasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir. Olağanüstü temsil yetkisinde ise eşlerin yapacakları işlemler günlük işlemlerdin dışındadırlar. Bu işlemlerde eşler birlikte anlaşarak hareket etmektedirler. Olağanüstü temsil yetkisi yukarıda söylediğimiz gibi eşlerden birinin tek başına yapacağı işlemleri de kapsarlar. Eşler birbirini ailenin günlük ihtiyaçlarının dışında diğer ihtiyaçların karşılanması için yetkilendirebilirler. Bunun yanında eşlerden birinin yaptığı bir işlem diğer eşin rızasını gerektiriyorsa ve rızası gereken eş bu rızayı haklı bir sebep olmaksızın veriyorsa o eş bu rıza için mahkemeden yetkilendirme alabilir. Bu iki yetkilendirme durumunda iki eşinde varlığından bahsedilir. Bunların yanında acele olarak yapılması gereken bir iş var ve eşlerden biri hastalığı veya başka bir yerde olması sebebiyle bu işleme katılamıyor ya da rızası alınamıyor ise diğer eş hakimin yetkilendirmesi ile bu işlemi tek başına yapabilir. Tüm bu saydığımın olağanüstü temsil yetkisi durumlarında tek başına hareket edilmesi belirli veya belirlenebilir bir iş için olmalıdır. Yani genel olarak ailenin bütün durumlarında temsil yetkisi alınmaz sadece belirli işler için bir eşin tek başına hareketine izin verilir.

 

 

Evlilik birliğini temsil ederken yapılan işlemlerde üçüncü kişiye karşı sorumlulukta önemli bir husus teşkil eder. Kural olarak eşler evlilik birliğini temsil ederlerken yaptıkları işlemlerden müteselsilen sorumludurlar. Eşlerden her biri birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden tek başına sorumludur. Ancak temsil yetkisi üçüncü kişilerca anlaşılmayacak şekilde aşılması halinde eşler müteselsilen sorumludurlar. Yanı bir eş temsil yetkisini aşarak bir işlem yapıyorsa ve karşı taraf iyi niyetliyse yani o eşin temsil yetkisini aştığını bilmiyor ve bilebilecek durumda da değil ise eşler bu temsilden müteselsilen sorumludurlar. Ancak üçüncü kişi temsil yetkisinin aşıldığını biliyor ve buna rağmen halen işlemi sürdürüyorsa yetkiyi aşan eş tek başına haklardan ve borçlarsan sorumlu olur.

 

 

 Eşlerin temsil yetkisinin ortadan kalkması durumu da meydana gelebilmektedir. Bu ortadan kalkma kısmen ya da tamamen olmaktadır. Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmakta yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. Temsil yetkisini aşımı olağan ve olağanüstü temsil durumlarında farklı kriterlere tabidir.

 

Olağan temsil halinde günlük ihtiyaçların aşımı meydana gelmesi gerekmektedir. Bu aşımın da açıkça olması gerekmektedir. Olağanüstü temsil yetkisinde de aynı durum söz konusudur. Temsil yetkisinin açık ve aşırı olarak aşılması durumunda temsil yetkisi sınırlandırılır. Eşin temsil yetkisinde ki yetersizlik hali ise temsil yetkisinin önemini ve o kavramı anlayabilecek durumda olmamayı içerir. Temsil yetkisinin sınırlarını bilecek durumda değilse de yetersizlikten bahsedilir. Bu durumlarda yetkinin kısmen veya tamamen kaldırılması gündeme gelir. Temsil yetkisinin kaldırılmasını isteyen eş eğer temsil yetkisi kalkarsa bu işlemin gerçekleştiğini üçüncü kişilere duyurmak zorundadır. Eşin temsil yetkisinin kaldırılması durumunda ve bu temsil yetkisinin kaldırılması üçüncü kişilere de bildirilmişse buna rağmen bu eş temsil yetkisi varmış gibi bir işlem yaparsa bu işlemlerden kendisi sorumlu olur. Temsil yetkisinin kaldırılması mutlak bir karar değildir. Kaldırılmasına sebep olunan durum ortadan kalkar ise eşlerden birinin istemi doğrultusunda tekrardan temsil yetkisi geri verilebilir.


Başlık : Eşlerin Evlilikte Yükümlülükleri ve Evlilik Birliğini Temsil
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 28.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *