MAKALELER

Dernekten Kavramı ve Dernekten Yararlanma Koşulları

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Dernekten Kavramı ve Dernekten Yararlanma Koşulları

 

Dernekler belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelmiş kişi topluluklarıdır. Üye ise belirli bir gaye için bir araya gelen derneği kuruluş aşamasında oluşturan yahut daha sonra katılan kişilerdir. Dernek ile üye arasında çeşitli haklar ve sorumluluklar doğuran hususlar vardır; ama öncelikli bu haklara ve sorunluluklara sahip olabilmek için derneğe üye olunması gerekir. Dernekler Kanunu bir derneğin en az yedi kişi ile kurulabileceğini söylediği için üye sayısının bir dernekte yediden az olmaması gerekmektedir. Bu dernek kurulmasının üye açısından alt sınırıdır. Kanun üye açısından bir üst sınır koymamıştır sınırsız bir üyeliği kabul etmiştir; ancak her dernek isterse kendi tüzüğünde bir üst sınır koyabilir. Derneğin kuruluşu aşamasında üye olan kişilere kurucu üyeler denir. Bu kurucu üyeler ile derneğe sonradan katılan üyeler arasında hiçbir hiyerarşik ayrım yoktur. Hepsi aynı hak ve sorumluluklara sahiptir. Bu iki üye kavramından farklı olarak birde fahri üyeler vardır. Bunlar ise statüleri itibariyle diğer iki üye ayrımından farklıdırlar. Fahri üyeler Medeni Kanunun 69. ve 70. maddelerinde belirtildiği üzere dernek toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilmelerine rağmen oy hakkına sahip değildirler. Bir de fahri üyeler aidat ödemeye zorlanamazlar ama kendi hür iradeleri ile aidat ödemek isteyebilirler. Bu üç üyelik türünden farklı olarak kanun dernek tüzüklerinde başka çeşitlerde üyelikler oluşturulmasına da izin vermiştir. Kurucu üyeler dışında kalan üyeler ile dernek arasında bir üyelik sözleşmesi yapılır. Bu üyelerin derneğe alınıp alınmaması kararını derneğin yönetim kurulu belirler; ancak son sözü genel kurul söyler. Derneğe üye olma hakkı kişiye sıkı suretle bağlı bir haktır. Bu yüzden kişi bu hakkını sadece kendisi kullanabilir. Yasal temsilciler aracılığıyla bile olsa bu hak kullanılmaz. Derneğe üyelik başvurularında eğer dernek kanunun öngördüğü süre içerisinde bir cevap vermiyorsa bu kabul beyanı olarak ele alınamaz; çünkü Medeni Kanunun 64. maddesinde ‘’ Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir.’’ Denemek suretiyle yazılı bir bildirim gerekir. Hiçbir kimse bir derneğe üye olmaya zorlanamaz. Dernekler de kural olarak hiçbir üyeyi kabul etme zorunluluğunda değildirler. Buna rağmen dernek tüzüğünde belirli şartları sağlayan kişilerin kabul zorunluluğu olacağı belirtilebilir.

 

 

Dernek Üyesi Olabilmenin Şartları

 

 

Medeni Kanun Madde 64: ‘’Fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişiler, derneklere üye olma hakkına sahiptir.’’ Buradan anlaşılacağı üzere derneğe üye olmak isteyen kişilerin fiil ehliyetine sahip olması gerekmektedir. Fiil ehliyeti ise ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamak demektir. Tüzel kişilerin fiil ehliyeti ise gerekli organlarının oluşmasıdır. Yabancılar açısından ise Medeni Kanun madde 93 açıklık getirmiştir: ‘’Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişiler, dernek kurabilirler veya kurulmuş derneklere üye olabilirler.’’ Burada da şartımız Türkiye’de ikamet etmektir. Yabancıların fahri üyelikleri açısından böyle bir şart getirilmemiştir. Tüm bu kanuni zorunlulukların dışında eğer istenirse dernek tüzüğünde ek şartlar getirilebilir.

 

 

ÜYELİK İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ

 

 

Üyelik ilişkisinin sona ermesi üç şekilde oluşur. Üyeliğin kendiliğinden sona ermesi, üyelikten çıkma yani istifa, üyelikten çıkarma yani ihraç.

 

Üyelik ilişkisinin kendiliğinden sona ermesi: Kişinin ölümü, kişinin gaipliği, ölüm karinesinin varlığı, derneğin sona ermesi, Medeni Kanun Madde 65’de dendiği gibi ‘’Üyelik için kanunda veya tüzükte aranılan nitelikleri sonradan kaybedenlerin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer.’’ , kişinin sürekli ayırt etme gücünü kaybetmesi, kişinin kısıtlanması nedenlerinden dolayı üyelik kendiliğinden sona erer.

 

Üyelikten Çıkma(istifa): İstifa, kişinin derneğe verdiği tek taraflı bir irade beyanıdır. Geçmişten itibaren üyeliği etkilemez, istifa anından ileriye doğru etki doğurur. İstifa tüzükte başka bir makam belirtilmedikçe yönetim kurulunu yöneltilir. Üyeliğin sona ermesi için yönetim kurulunun kabulüne gerek yoktur. İstifa yönetim kuruluna ulaştığı anda geçerli olur. Çıkma hakkını kullanan üye gerekçe göstermek zorunda değildir. Medeni Kanun Madde 66 da belirtildiği gibi çıkma işlemi yazılı olarak belirtilmelidir.

 

Üyelikten Çıkarma(ihraç): İhraç işlemi derneğin tek taraflı irade beyanıdır. Karşı tarafa ulaştığı anda hükümlerini ileriye etkili olarak doğurur. Karşı tarafın onayına bağlı değildir. Çıkarmaya yetkili organ Medeni Kanuna göre genel kurulundur. Dernek tüzüğünde çıkarma sebepleri tek tek sayılabilir. Bu şekilde bir durum varsa o zaman çıkarma işlemleri bu sebeplere dayandırılmaktadır. Bunlar dışında tüzükte genel ifadeler kullanılmış olabilir. Hem teker teker çıkarma işlemleri sayılmış olabilir hem de genel ifadelerde bulunularak çıkarma işlemi gerçekleştirilebilir. Dernek tüzüğünde bir sebep gösterilmeden de çıkarılma işlemi gerçekleştirilebilir; ancak burada ki kıstas d üyenin sebepsiz yere çıkarılması değil çıkarma işleminin sebebe dayanılarak fakat üyeye söylenmeden çıkarılmasıdır. Bu çıkarma haklı bir sebebe dayanmalıdır. Tüm bunların yanında dernek tüzüğünde herhangi bir çıkarma sebebi belirilmemişte olabilir. Bu şekilde bir durum varsa çıkarmanın haklı sebeplere dayanması gerekmektedir. Bu durum da Medeni Kanun Madde 67’de düzenlenmiştir.

 

Tüm bu çıkarma işlemleri sonunda üye çıkarma işlemlerine itiraz hakkına sahiptir. Eğer çıkarma sebebi tüzükte düzenleniyorsa üyenin bu durumda çıkarma sebebinin kendisinde gerçekleşmediğini ispatlaması gerekmektedir. Tüzükte öngörülen sebebin yeterli bir sebep olamayacağı belirtilemez.(TMK md.67) Tüzükte sebep gösterilmeden çıkarma hususu benimsenmişse üye bu durumda derneğin bu hakkını kötüye kullandığını, dürüstlük çerçevesinde kullanmadığını iddaa etmek zorundadır. Haklı sebeple çıkarma durumunda üye bu sefer itirazını ileri sürülen olgunun haklı bir sebep olmadığı yönünde kullanabilir. Üyenin çıkarma kararına itirazının şeklini Medeni Kanun belirlemiştir. Kanuna göre yetkili organın çıkarma kararını öğrendiği andan itibaren bir ay içinde iptal davası açması gerekir. Çıkarma kararının alındığı toplantıda üye bulunmamışsa eğer toplantı tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde davayı açmalıdır.

 

 

Üyelik Hak ve Yükümlülükleri

 

Üyelik hakları kişiye sıkı suretle bağlıdır bu yüzden bu haklar devredilemez ve mirasçılara geçemez. Doktrinde üye hakları üç başlık altında açıklanmıştır. Katılma hakları, yararlanma hakları, korunma hakları.

 

Katılma Hakları: Bu hak üyeye derneğin verdiği kararlarda söz hakkı olmasını sağlamaktadır.

 

Yararlanma Hakları: Üyenin derneğin tesislerinden ve faaliyetlerinden yaralanması hakkıdır.

 

Korunma Hakları: Üyenin haklarının ve derneğin amacının korunmasını içerir.

 

Üyelik yükümlülükleri ise kanunda belirtilmiştir. Kanun dışında dernek tüzüğünde ek yükümlülükler belirtilebilir.

 

Aidat Ödeme Yükümlülüğü: Bu yükümlülük Medeni Kanun Madde 70’ten gelmektedir. Üyelerin ödeyecekleri yıllık aidat miktarı tüzükte belirlenmek zorundadır. Bu kesin bir rakam olmak zorunda değildir. Alt ve üst sınırlar belirtilmek şartıyla da olabilir. Aidat kural olarak para verme olsa da para dışındaki mallar veya herhangi bir işlemi yapma olarak da aidat ödenebilir. Ancak aidat yerine geçecek işlemin para ile ölçülecek bir işlem olması gerekmektedir. Aidat ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediği takdir de cebri icra yoluna başvurulabilir.

 

Dernek cezaları konusunda yetkili organ genel kuruldur.


Başlık : Dernekten Kavramı ve Dernekten Yararlanma Koşulları
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 14.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *