MAKALELER

Boşanmada Seçimlik Mal Rejimleri

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Boşanmada Seçimlik Mal Rejimleri

Hukukumuz eşlere evlilik birliği içerisinde malvarlıklarına ilişkin olarak mal rejimi türü seçme özgürlüğü sunmuştur. Eğer eşler evlilik sırasında veya sonrasında herhangi bir mal rejimi seçmezlerse hukukumuz onlara yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılım rejimini kendiliğinden seçmişler gibi uygular. Bu mal rejimi dışında eşler kendi istekleriyle üç farklı mal rejiminden herhangi birini seçerler. Bunlar mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleridir. Bu rejimlerin her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Eşler bu mal rejimlerinden herhangi birine kabul ettikleri takdirde evlilik birliği içerisinde mal varlıklarını rejimlerin muhtevasına da yazılı bulunan hususlara uymak zorundalardır.

 

Mal Ayrılığı Rejimi: Bu rejimde temel nokta eşlerin ayrı ayrı malvarlıkları olduğudur. Eşlerden her biri kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını uygulayabilir. Bu uygulamanın tek sınırı yasal çerçeveler içerisinde yapılmasıdır. Herhangi bir şekilde yasaklanmış, engellenmiş bir husus varsa kişi o malvarlığı kendi malvarlığı içerisinde olsa dahi istediği gibi hareket edemez. Malvarlıklarında hangi malın hangi eşe ait olduğu ispatında ispat etmekle yükümlü olan taraf malvarlığının herhangi birine ait olduğunu iddia eden kişidir. İspat edilemeyen mallar eşlerim paylı mülkiyetinde sayılır. Bu rejime göre malvarlıkları ayrı ise borçları da eşlerin birbirinden ayrıdır. Her eş borcuna tüm malvarlığıyla sorumludur.

 

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: Bu rejimde de aynı mal ayrılığı rejiminde olduğu gibi eşlerden her biri yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarına sahiptir. Yine aynı şekilde belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kişi bunu ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Paylaşmalı mal ayrılığında mal rejiminin sona ermesi durumu vardır. Bu mal rejimi eşlerden birinin ölüme ve yahut yeni bir mal rejiminin kabulü ile sona erer. Bunun yanında mahkeme kararı ile de bu rejime son verilebilir. Evlilik boşanma ile sona ermişse veya mal ayrılığına geçiş mahkemece kararlaştırılmışsa yeni mal rejimi dava tarihinden itibaren geçerli olur. Bu mal rejiminin temelinde eşler orak malvarlığına sahiptir. Bu rejimde aileye özgülenen mallar vardır. Bu husus kanunumuzda şöyle açıklanmıştır: ‘’ Eşlerden biri tarafından paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olup ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler, mal rejiminin sona ermesi hâlinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Paylaştırmada işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.

 

 Manevî tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ile karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar hakkında bu hüküm uygulanmaz.’’

 

Eşlerden biri diğerine ait olup, paylaştırma dışı kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa; mal rejiminin sona ermesi hâlinde, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir. Aynı istem, paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerler için de geçerlidir.

 

Eşlerden biri, diğer eşin payını azaltmak kastıyla paylaşmadan önce bir malı karşılıksız olarak elden çıkarıyorsa hakim diğer eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.

 

Paylaşma isteminin reddi olarak zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

 

Paylaştırma yöntemi olarak kanunumuz paylaştırmanın ayın olarak yapılmasını belirtmiştir; ama bu mecburi değildir. Buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir.  Denkleştirme bedelinin derhal ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.  Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.

 

Evliliğin iptali veya boşanma ile sona ermesi halinde kanunumuz 254.maddesinde neler olacağını açıkça yazmıştır. ‘’Evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi hâlinde, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda eşler anlaşabilirler. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir.  Eşlerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyasını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamamaları hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verir; bu kararında kalma ve kullanma süresini belirleyerek  tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir. Hâkim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması hâlinde, diğer taraf hâkimden, kararın gözden geçirilmesini isteyebilir. Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hâkim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verilir.’’

 

Eşlerden birinin ölümü halinde ise madde 255 ‘’ Eşlerden birinin ölümü hâlinde, paylaşma konusu olan mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve yetmezse bir bedel eklenmek suretiyle mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Sağ kalan eş, miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır. 

 

 

Mal Ortaklığı Rejimi: Mal ortaklığı rejimin üçtür malvarlığı vardır. Kocanın kişisel malları, kadının kişisel malları ve ortak mallar. Kişisel mallar üç türde belirlenir. İlk olarak eşlerim malvarlığı rejiminde belirteceği mallar kişisel mal olabilir. Eşlerden her birinin sadece kişisel kullanımınsa ayrılmış mallar olabilir. Son olarak üçüncü kişilerin karşılıksız kazandırmaları da kişisel mallar içerisinde dahildir. Ortak mallar ise kişisel mallar dışında kalan mallar ve gelirleridir. Ortaklık mallarında her iki eş de bu mallara aynı derecede sahiptir ve aynı derecede söz hakları vardır. Bir malın kişisel mal olduğunu ispatlamakla onu iddia eden kişi sorumludur. Kişisel mal olarak ispat edilememiş bir mal ortaklık malı olarak kabul edilir. Kişisel mallar konusunda her kişi kendi malı üzerinde yasal sınırlar içerisinde yönetme ve tasarruf etme hakkına sahiptir. Ancak ortaklık mallarında kişisel mallarda olduğu gibi bireysel bir düşünce değil evlilik birliğinin yararına uygun bir düşünce yapısı ve hareket gerekmektedir. Olağan yönetim sınırları içerisinde her eş ortaklık malları üzerinde tasarrufta bulunabilir. Olağan yönetim dışında kalan durumlar da olabilir. Böyle durumlarda eşler ya birlikte hareket edecek ya da bir eş diğer eşin rızasını alıp hareket edecek. Yoksa ortaklık malları üzerinden malvarlığı değerini bir borç altına sokma yahut onlar üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi yoktur. Bu rıza alınmamasına rağmen yapılan işlemler geçersizdir; ancak üçüncü kişiyi niyetliyse yani rızanın alınmadığını bilmiyor ve bilebilecek durumda değilse rıza alınmış sayılır ve işlem geçerli bir işlemmiş gibi hüküm ve sonuçlarını doğurur. Tüm bunların dışında eşlerden biri diğerinin rızası ile tek başına bir meslek veya sanat icra ederse bu işlerine ilişkin bütün işlemleri tek başına yapabilir. Ancak burada da ilk başta bir rıza olması gerekmektedir. Rıza verme hususunda eşlerden biri bu rıza vermeme işlemini haksız bir nedene dayandırıyorsa yani iyi niyetli değilse diğer eş kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurabilir.

 

Eşlerin hem kişisel hem de ortaklık mallarıyla tam borç olarak nitelendirilen borçları olabilir. Bu borçlar kanunda sayılmıştır. Bu yüzden bu borçlar sınırlı sayıdadır. Bunun dışında kalan borçlarda farklı uygulamalar olabilir ancak bu borçlar da hem kişisel malvarlığıyla hem de ortaklık malvarlığıyla sorumluluk vardır. Kanunumuz bu tam borçlara şunları saymıştır: ‘’ 1. Evlilik birliğini temsil veya ortaklık mallarını yönetme yetkisine dayanarak yapılan borçlardan, 2. Ortaklık mallarını veya ortaklık mallarına giren gelirleri kullanarak bir meslek veya sanatın icra edilmesi nedeniyle yapılan borçlardan,  3. Diğer eş için de kişisel sorumluluk doğuran borçlardan,  4. Kişisel mal yanında ortaklık mallarının da sorumlu olacağı hususunda eşlerin üçüncü kişilerle anlaşarak yaptığı borçlardan.

 

Her mal rejimi gibi bu mal rejiminin de sona erme halleri vardır. Eşlerden birinin ölümü halince yahut başka bir malvarlığı rejiminin kabul edilmesiyle veya eşlerden biri hakkında iflasın açılmasıyla bu malvarlığı rejimi sona erer. Evliliğin boşanma ile sona ermesine karar verildiği takdirde de dava tarihinden itibaren bu malvarlığı rejimi sona erer. Bu rejimin sona ermesinden sonra ortaklık ve kişisel mallar belirlenirler. Bu yüzden rejimin sona ermesinde sonra herhangi bir şekilde ortaklık malı oluşması mümkün değildir. Mal rejimini sona ermesinden sonra tasfiye başlar. Bu tasfiye sırasında eşlerden birinin kişisel mallarına ilişkin borcu eğer ortaklık malından ödenmişse ya da tam tersi olmuşsa bu tasfiye sırasında bu ödemeler denkleştirme olarak istenebilir. Borçlar belirlenirken her borç ilişkinin ilişkisinin bulunduğu mal kesimini ilgilendirir. Bir ilişkisi bulunmayan borçlar ortaklık mallarına ilişkin borç sayılır.

 

Bu malvarlığı rejimi sona erdiği zaman malvarlığının paylaşılması da gündeme gelir. Mal ortaklığı eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin seçimi ile sona ermişse her eşe veya mirasçılara ortaklık mallarının yarısı verilir. Mal rejimi sözleşmesi ile başka bir oran kararlaştırılabilir. Bunun dışında mal rejimi boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hâllerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır. Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.


Başlık : Boşanmada Seçimlik Mal Rejimleri
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 26.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *