MAKALELER

Boşanma Sonrası Velayet Kavramı

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Boşanma Sonrası Velayet Kavramı

     Geçmişten günümüze evlilik olgusunun pekişmesini sağlayan çocuk sahibi olma ile yaygın kanaate göre anne ve babanın artık toplumda sorumluluk sahibi olan olgun bireyler olarak görülmesi söz konusu olmaktadır. Gelişen ve değişen dünya ile paralel olarak çocuk ve anne ile babanın ilişkisi, aile hukuku kapsamında da Türk Medeni Kanununun 335.maddesi ve devamında velayet başlığı altında genel olarak, velayetin kapsamı ve çocuğun korunması hususlarında düzenlemelere tabi tutulmuştur. Buna göre ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğu ve yasal sebep olmaksızın çocuğun ana babadan alınamayacağı düzenlenmiş olup ana ve babanın evlilik durumlarına göre de velayetteki değişiklikler bu maddeler çevresinde tanzim edilmiştir. ‘’Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hakim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.’’ kanun cümlelerinden de açıkça anlaşıldığı üzere ana ile baba evli değilse çocuğun yasal olarak sorumluluğu anaya ait kabul edilmektedir. Asıl problem ise ortak hayata son verme veya ayrılık halinin gerçekleşmesi, ölüm ya da boşanma hallerinde ortaya çıkan velayet sorunsalıdır. Ana ile baba evlilik devam ettiği sürece velayeti birlikte kullanmaktadırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

 

     Velayet, genel olarak velayet sahip ya da sahiplerinin çocuk üzerinde koruma, gözetim, bakım, eğitim, yetiştirme gibi birtakım sorumluluklarını kapsayan hak ve yükümlülüklerden oluşan bir müessesedir. Çocuğun toplum sahnesindeki birey rolü ve kişisel gelişimi açısından önem arz eden velayet, hakimin geniş takdir yetkisine sahip olduğu boşanma davalarına konu olmaktadır. Hakim karar aşamasında en önemli mevzu olan çocuğun menfaatinin ve yararının önce tutulmasının gereği olarak tarafların maddi durumları, hayat standartları, çocukla aralarındaki ilişkinin ne seviyede olduğu, çocuğun anneye muhtaçlığı, çocuğun yaşı, kişiliği gibi bir çok konuyu değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Ayrıca Türkiye´nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Türk Medeni Kanunu uyarınca çocuğun belirli bir olgunluğa gelmesi ile hayatını etkileyecek böylesine önemli bir konuda görüşünün alınması gerektiği öngörülmektedir. Sosyal hizmetler uzmanı, pedagog gibi uzmanların görüşleri sonucu boşanma davası sonucunda çocuğun velayetinin kimde olacağına karar veren hakim, velayet sahibi olmayan eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi de somut olay ve koşullarına göre belirlemektedir. Velayet konusunda verilen hükümler bazı şartların oluşması ya da değişmesi durumunda tekrar davaya konu olabilmektedir. Türk Medeni Kanununun 348.maddesine göre çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hakim ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması durumlarında velayetin kaldırılmasına karar vermektedir.  Ayrıca velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır ve kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsamaktadır. Velayetin kaldırılmasında diğer bir düzenleme olan ana ve babanın yeniden evlenmesi hallerinde ise velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Örneğin; velayet sahibi anne ya da babanın evliliği sonucu üvey eş çocuğa dövme, vurma gibi şiddet içerikli eylemlerde bulunuyor ise velayet sahibi değiştirilebilir ya da somut olaya göre çocuğa vasi de atanabilir. Belirtmek gerekir ki çocuğun üzerindeki velayeti kaldırmak ana ve babanın çocuklarının üzerindeki bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri kaldırmaz. Ancak ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır. Durumun değişmesi halinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.

 


Başlık : Boşanma Sonrası Velayet Kavramı
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 30.01.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *