MAKALELER

Boşanma Davalarında Maddi Ve Manevi Tazminat: 2013 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Boşanma Davalarında Maddi Ve Manevi Tazminat: 2013 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

 

     Tazminat, aile hukukunun temel konularından biri olan boşanma meselesi kapsamında,  boşanma aşamasında veya boşandıktan sonra ilgili zamanaşımı sürelerine uyulduğu takdirde istem üzerine maddi veya manevi zararlar sonucunda bu zararların ekonomik olarak karşılığının tazmin ve telafi edilmesi anlamına gelmektedir.

 

Maddi Tazminat

 

Evliliğin sona ermesi sebebiyle ekonomik anlamda birtakım farklılıklar yaşayacak olan tarafların diğer eşten daha az kusurlu ya da kusursuz olma durumlarında karşı taraftan boşanma davasıyla birlikte veya bu istemin boşanma kararının kesinleşmesini takiben 1 yıl içinde zamanaşımına uğrayacak olması göz önüne alınarak istenebilen maddi tazminat, boşanma halinde boşanmayla birlikte ortaya çıkan ya da çıkabilecek maddi zarar ve kayıpların objektif ölçütlerle toplum yapısı ve durumu ile ülkenin iktisadi gerçekleri bakımından hakimin geniş takdir yetkisiyle incelemesi ve değerlendirmesi sonucu karara bağladığı bir tazminattır. Özetle;

  1. Maddi tazminat boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesini takiben 1 yıl içerisinde talep edilmelidir. Hakim, maddi tazminat hususunda maddi tazminat koşullarının oluştuğunun farkına varsa bile re’sen maddi tazminat kararını verememektedir.
  2. Maddi tazminat kararının verilebilmesi için boşanmanın gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
  3. Maddi tazminat talep eden eş, kusursuz veya daha az kusurlu, kendisinden maddi tazminat talep edilen eş ise boşanmaya sebep olacak şekilde kusurlu bulunmalıdır. Eşlerin eşit kusuru halinde maddi tazminata hükmedilmez.
  4. Maddi tazminat isteyen eşin mevcut ve beklenen menfaat ve yararlarının boşanmayla illiyet kurulacak şekilde zedelenmesi gerekmektedir.

 

Manevi Tazminat

 

Uygulamada genellikle boşanma davalarıyla talep edilen ve hukukun genel kurallarına göre zenginleşme aracı olarak kullanılamayan manevi tazminat, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 174/2 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda bir para ödenmesini istemesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

  1. Manevi tazminatın boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 1 yıl zamanaşımı süresi içinde istenmesi gerekmektedir.
  2. Manevi tazminata hükmolunabilmesi için boşanma kararının verilmiş olması şarttır.
  3. Kişinin boşanma sürecinde yaşadığı olayların kişilik hakkına ciddi bir biçimde zarar vermesi ve yaşanan olaylar sebebiyle psikolojisinin zedelenmesi gerekmektedir. Kişi uğradığı zararı ispat etmekle yükümlüdür.
  4. Manevi tazminat talep eden taraf daha az kusurlu veya kusursuz olmalı, karşı taraf kusurlu olmalıdır. Boşanmada kusuru bulunan eş manevi tazminat talep edememektedir.
  5.  Uğranılan zarar ile boşanma arasında uygun nedensellik bağının varlığı aranmaktadır.

 

Örnek bir Yargıtay kararı:

 

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

Esas : 2012/2-825

Karar : 2013/296

Tarih : 27.02.2013

BOŞANMA SEBEBİYLE TAZMİNAT ( Tarafların Kusur Oranları )

BOŞANMAYA SEBEP OLAN OLAYLARDA TARAFLARIN KUSURU ( Boşanma Sebebiyle Tazminat Yönünden )

KADINA ŞİDDET KULLANMAK ( Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Kusur Oranları )

ŞİDDET KULLANILAN EŞİN HAKARETLERİ ( Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Kusur Oranları )

TMK.166, 174

 

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaretleri yanında, eşine fiziki şiddet uygulayan davacı kocanın ağır kusurlu, davalı kadının da hakaret eylemi nedeniyle daha az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

 

Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri doğru değil ise de, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kadın, az da olsa kusurlu olup, birliğin devamında taraflar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamıştır.

 

DAVA VE KARAR:

 

Taraflar arasındaki "boşanma ve tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

 

Kayseri 1. Aile Mahkemesi’nce boşanma davasının kabulüne, tazminat isteğinin reddine nafaka isteğinin kısmen kabulüne dair verilen 07.03.2011 gün 2010/906 E., 2011/234 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2012 gün 2011/9954 E., 2012/7404 K. sayılı bozma ilamı ile;

 

(...1- Mahkemece “taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaretleri yanında, eşine fiziki şiddet uygulayan davacı kocanın ağır kusurlu, davalı kadının da hakaret eylemi nedeniyle daha az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

 

Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri doğru değil ise de, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kadın, az da olsa kusurlu olup, birliğin devamında taraflar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamıştır.

 

Kadının, boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 166/2. Maddesindeki boşanma koşulları gerçekleşmiştir.

 

O halde, boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğrudur. Bu sebeple boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş; boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş ve davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiştir.

 

2-Boşanmaya sebep olan olaylarda davacının, yukarıda açıklanan sebeple ağır kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununu 174/1–2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır...)

 

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

 

Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.

 

Davacı, davalı eşinin kusurlu davranışları neticesinde taraflar arasında sürekli geçimsizlik doğduğunu ve evlilik birliğinin çekilmez bir hal aldığını, tarafların bu evliliği yürütme imkânları kalmadığını, manen yıprandığını beyan ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini ve mağduriyetinin kısmen dahi olsa telafisi için 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.

 

Davalı, taraflar arasında evlilik birliğini, temelinden, sarsacak derecede geçimsizlik bulunmadığını, ayrıca taraflar arasındaki anlaşmazlıkta da davacının tam kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, boşanmaya karar verilmesi halinde 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere 100.000,00 TL tazminata ve aylık 500,00 TL nafakaya hükmedilmesini istemiştir.

 

Mahkemece; TMK’ nun 166/1 maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği, tarafların yaşanan olaylar karşısında eşit seviyede kusurlu oldukları sonuç ve kanaatine varılarak tarafların boşanmalarına, tazminat isteklerinin reddine, davalı eş yararına aylık 200,00 TL nafakaya karar verilmiştir.

 

Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen bozma ilamında açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur.

 

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler tekrarla, davalı kadının az kusurlu olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığı, belirlenen kusur oranının eşler arasında yaşananlara uygun düştüğü, daha gerçekçi olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Uyuşmazlık, mahkemece, toplanan deliller dikkate alındığında, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı, buna bağlı olarak davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

 

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

 

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Dairenin bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ),  aynı Kanun`un 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere  oybirliği ile karar verildi.

 

Evlilik kurumunun boşama ile neticelenmesi halinde eşler maddi veya manevi yönden zarar görebiliyor. Maddi zarar boşanma nedeniyle eşlerin mevcut veya beklenen menfaatlerinin zarar görmesidir. Burada kastedilen sahip olduğu veya ilerde sahip olmayı beklediği maddi bir menfaati boşanma nedeniyle zarara uğrayan eş kusursuz veya daha az kusurlu olmak kaydıyla diğer eşten maddi tazminat talep edebilir. Maddi tazminata hakim ancak talep halinde karar verebilir. Şartlar oluşsa dahi talep edilmeden hâkim maddi tazminata karar veremez. Maddi tazminat talebinde bulunan eş kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır. Kusuru diğerinden fazla olan eş maddi tazminat talebinde bulunamaz. Maddi tazminatta eşlerin sosyo-ekonomik durumları, yaşam standartları, eğitimleri vs. dikkate alınır.

 

           

Maddi tazminat kanunda belirtildiği üzere toptan veya irat olarak ödenebilir. İrat yani periyodik taksitlerle ödenmesine karar verilen maddi tazminat alacaklı tarafın evlenmesi veya ölümü halinde sona erecektir. Ayrıca alacaklı tarafın ahlaksız bir hayat sürmesi, evlenmeden evli hayatı yaşaması vs. gibi sebepler söz konusu olursa hakim kararı ile tazminatın ödenmesine son verilir. Ancak tazminatın toplu ödenmesi durumunda belirttiğimiz hükümler geçerli değildir. Tarafların mali durumları dikkate değer ölçüde değişirse tazminatın yeniden belirlenmesi için hâkime başvurulabilir. Maddi tazminat talebi boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi dava sonrasında yeni bir dava yoluylada talep edilebilir.

 

Maddi tazminat talebinde faize ancak talep halinde karar verilir. Bu nedenle taraflar maddi tazminat talebinde bulunurken faize ilişkin taleplerinide unutmamalıdırlar aksi halde ödenecek tazminata faiz eklenmeyecektir.

 

Maddi tazminat talebi boşanma davası içerisinde ileri sürülürse boşanma davasının ferisi hükmünde görülür ve ayrı bir harç alınmaz. Hakim tazminat talebi hakkında menfi veya müsbet bir karar vermek zorundadır. Aksi durum Yüksek Mahkeme için bozma sebebidir. Maddi tazminat kısmi olarak talep edilemez.

 

Maddi tazminat talebinde zarar gören menfaatler belirlenirken toplumun genel yapısı, eşlerin ekonomik durumu, eğitimi vs. hususlar dikkate alınmalıdır. Burada sadece mevcut menfaatler değil evlilik birliği devam etse idi ilerde doğabilecek menfaatlerinde zarar gördüğü kabul edilerek tazminat talebi kapsamına dahil edilir.


Başlık : Boşanma Davalarında Maddi Ve Manevi Tazminat: 2013 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 01.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *