MAKALELER

Ayrılık Davasında Çocuğun Velayeti

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Ayrılık Davasında Çocuğun Velayeti

 

Eşler evlilik birliğini sürdüremedikleri gerekçesiyle boşanma davası açabilirler. Kanun boşanma davasının yanında boşanmak istemeyen eşlere ayrılık davası açma imkânı vermiştir. Boşanma sebeplerinden herhangi birinin gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrılık davası açmak için bir kriter değildir. Bu hususlardan ayrı olarak ayrılık davası eşlerden herhangi birinin istemi üzerine açılabilir. Boşanma davasında boşanma sebepleri ispatlanmış olmasına rağmen hâkim isterse boşanma yerine ayrılık kararı verebilir; ancak ayrılık davası açıldığı zaman hâkim ya ayrılığa karar verir ya da evlilik birliğinin devamına karar verir. Ayrılık davasının neticesinde boşanmaya karar verme gibi bir husus söz konusu olamaz. Ayrılığa karar verildiği zaman hâkim ayrılık süresine de karar vermektedir. Bu ayrılık belirsiz bir süre değildir. Kanunun öngördüğü süre sınırı 1 ile 3 yıl arasıdır. Bu süre içerisinde evlilik birliği devam etmektedir. Eşlerin karşılıklı yükümlülükleri devam etmektedir. Bu yükümlülüklerin içerisine eğer çocuk varsa çocuğa bakma yükümlülüğü de dâhil olur. Hâkim ayrılık süresi içerisinde çocuğun velayetini olanak buldukça ana babayı dinleyerek herhangi birine verir. Velayetin ana babaya verilme gibi bir zorunluluğu yoktur. Eğer çocuğun sağlık, eğitim, ahlak bakımından ana baba yanında durması çocuk için tehlike arz ediyorsa hâkim çocuğu vesayet altına koyabilir. Çocuğun velayeti eşlerden birini verilmişse diğer eş hâkimin takdiri yetkisince çocuğun eğitim ve bakım masraflarına katılmak zorundadır. Yani iştirak nafakası verilmesi durumu söz konusudur. Tüm bunların yanından çocuğun velayeti verilmeyen eş ile görüşmesi çocuğun psikolojik ve sosyal durumunu olumsuz etkiliyorsa hâkim çocuk ile velayete sahip olmayan eş arasında kişisel ilişki kurulmasını yasaklayabilir. Ayrılık davasında çocuğun velayeti hususunda hâkimin düşüncesi çocuğun yararı olmalıdır. Tüm bu sayılanları hâkim taraflardan herhangi birinin isteği olmadan yerine getirir.  Çocuğun ayrılık süresi içerisinde herhangi bir sıkıntı yaşamaması için hâkim her durumu göz önüne alıp eşlerden daha önce çocuğun menfaatini düşünmelidir. Yargıtay’ın bir kararında da çocuğun ayrılık süresi dâhilinde velayet ya da vesayet altına alınması bildirilmiştir.

 

Y A R G I T A Y

 

2.HUKUK DAİRESİ   

                                

ESAS:             KARAR :

 

2010/19402    2011/20209

 

DAVA TÜRÜ: Boşanma (6100 S. HMK 255. maddesi)

                                  

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

 

1-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (6100 s. HMK.m.255) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde davalının eşine fiziki şiddet uyguladığına ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediğine ilişkin ve olaylara çok yakın  tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

 

2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1)  geçimine, (TMK md.185/3)  malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215)  ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere  anne yanında bulunan müşterek çocuk B… yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.  

 

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,  işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.11.2011 (Salı.)

 

Tüm bu hususlar göz önüne alındığı takdir de ayrılık süresi içerisinde çocuğun velayet olarak ana babadan herhangi birisine verilmesi söz konusu olabilir.

 

Ayrılık süresinin bitiminde eğer eşler evlilik birliklerini devam ettirmeye karar verirlerse tüm hususlar evlilik birliğinin normal hallerine döner. Çocuk üzerinde ortak velayet hakkı geri kazanılır. Eğer ortak hayat tekrar kurulamadıysa eşlerden herhangi birinin istemi üzerine boşanma davası açılır. Boşanma davası açma konusunda ayrılık kararı verilmesinde kusuru daha fazla olan eş de açabilir.


Başlık : Ayrılık Davasında Çocuğun Velayeti
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 24.02.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *