MAKALELER

UEFA'ya Göre Şike ve TFF'ye Göre Şike Ayrımı

  • Makaleler
  • >
  • Spor Hukuku
  • >
  • UEFA'ya Göre Şike ve TFF'ye Göre Şike Ayrımı

Futbol asla sadece futbol değildir.

Simon Kuper  

 

Simon Kuper yukarıdaki cümleyi 1994 yılında yazdığı kitapta kullandı. Bu yıllarda futbol yeni yeni endüstriyelleşmeye başlamış ve ulaşabileceği maddi boyutun bu ölçüde olacağı öngörülememiştir. 80’li yılların başından itibaren ivme kazanan futbol, 90’ların ikinci yarısında öyle bir boyuta ulaşmıştır ki milyar dolarlar dahi ekonomik gücü anlatmaya yetersiz kalmaktadır. Futbolun ulaştığı güç ve etkilediği kitleler gözönüne alındığında fair play çerçevesinde müsabakaların yapılması kural koyucuların en önemli temennisi olmuş ve koyulan kurallarda bu minvalde katı ve sert olarak öngörülmüştür. Futbolu çirkinleştirebilecek ve rekabete gölge düşürebilecek en önemli olgular doping, şike ve teşviktir. UEFA ve FIFA’da bu çirkinleştirmeye engel olmak için saydığımız hususlarda olabildiğince katı davranmışlar ve ciddi yaptırımlarda uygulamaya gayret göstermişlerdir.

 

Ülkemizdeki futbolun karanlık bir tarafının olduğu bütün taraftarlar tarafından bilinen bir gerçektir. 70’li ve 80’li yıllardaki oyuncu kaçırmalar, başkanlık seçimlerinde mafya örgütlerinin etkisi vs. her daim taraftarların dikkatini çekmiştir. Ancak 3 Temmuz Süreci olarak adlandırılan davaya kadar somut olarak hukuku ilgilendiren bir süreç ülkemizde yaşanmamıştır. Burada şike ve teşvikin yapıldığı veya yapılmadığı ile alakalı herhangi bir yorumda bulunmayacağım. Zira Türkiye’de son dönemde ortaya çıkan tapeler, yapılan açıklamalar vs. bu davanın çok ciddi şüphelerle çevrili olduğunu gün yüzüne çıkarmıştır. Burada altını çizmek istediğim nokta davanın duyulduğu ilk andan itibaren TFF’ce yapılan hatalar ve büyük tepki uyandıran ve kanaatimcede Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın UEFA’dan ceza almasına sebep olan şike ve teşvik ile ilgili Futbol Disiplin Talimatı eski 58 şimdiki 55. maddesinin değişikliğidir.

 

UEFA, şikenin ne olduğunu Disiplin Talimatı’nın 12. maddesinde tanımlamıştır. UEFA Disiplin Talimatı’nın 12. maddesinin özünde müsabakanın sonucuna ve oynanmasına etki edebilecek bütün hareketler madde kapsamında değerlendirilmiştir. Yani UEFA’ya göre, şike ve teşvik teşebbüsü ile sonucu etkileme arasında herhangi bir fark yoktur. UEFA talimatında o kadar katı davranmıştırki sadece maçın gidişatına zarar verecek hareketleri değil zarar verme ihtimali olan hareketleri dahi şike kapsamında değerlendirmiştir. Ayrıca maçın gidişatına etki edebilecek hareketler bulunulduğunu bilmesine rağmen ilgili makamlara haber vermeyenler dahi sorumlu tutulmuş ve yaptırım uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca müsabakalar veya turnuvalar üzerinden bahis oynayarak sonucu etkilemeye çalışanlar, müsabaka ve turnuva ile ilgili gizli bilgilere sahip olup bunları müsabakayı veya turnuvayı etkileyecek şekilde duyuranlarda madde kapsamına alınmıştır. Yani UEFA; maçın gidişatına, sonucuna etkili olan veya olma ihtimali bulunan bütün hareketlerin şike ve teşvik kapmasında değerlendirirerek yaptırım uygulayacağını hükme bağlamıştır.

 

 TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın eski 58. maddesi de UEFA’nın Disiplin Talimatı’na uygun şekilde kaleme alınmış ve müsabakanın sonucunu etkileyen veya teşebbüste bulunan kişiler ile klüplerin cezalandırılacağı açıkça hükme bağlanmıştı. Ancak 3 Temmuz sürecinde bu maddenin yol açacağı ekonomik ve psikolojik yıkım anlaşılmış ve bizzat Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, UEFA Kongresi’ne katılarak maddenin yanlış olduğunu ve kişiler ile klüplerin ayrılması gerektiği minvalinde bir konuşma yapmıştır. Daha sonra yapılan değişiklik Başbakan’ın söylemi doğrultusunda gerçekleşmiş ancak UEFA nezdinde yapılan değişiklikle oluşturulan kötü intiba bir türlü algılanamamıştır. Yapılan değişiklik neticesinde artık müsabaka sonucunu etkileme doğrudan cezalandırılma olarak hükme bağlanmış, teşebbüs halinin cezalandırılması için ise ağır ihlal şartı koşulmuştur. Görüleceği üzere UEFA’ya göre şike suçu ile TFF’ye göre şike suçu arasında dağlar kadar fark ortaya çıkmıştır. UEFA, en ufak  bir ihlali dahi bu kapsamda değerlendirirken; TFF, teşebbüsün ancak ağır ihlal halinde cezalandırılabileceğini hükme bağlamıştır. Ayrıca bu değişikliğin ülkenin en önemli klüplerinin yargılanması aşamasında yapılması da UEFA’nın gözünden kaçmamış ve ekonomik açıdan klüplerimizi buhrana sokan neticeler ortaya çıkmıştır.

 

Bu süreci ülke olarak iyi yürütemediğimiz kanaatimce herkes tarafından kabul edilen bir durumdur. Bizim klüplerimizle aynı dönemde yargılanan Rumen Klüpleri hakkında ortaya konan yaptırımlarda durumun en önemli kanıtıdır. UEFA nezdinde klüplerimizin artık mimli hale geldiğini kabul etmemiz gerekiyor. Bu şüpheli durumun ceremesinin ilerleyen dönemlerde klüperimize yansıtılabileceği uyarısını buradan birkez daha yapmak istiyorum.

Önceki |

Başlık : UEFA'ya Göre Şike ve TFF'ye Göre Şike Ayrımı
İnceleyen : Av. Halil İbrahim ÇELİK
Tarih : 08.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *