MAKALELER

Şiddet ve Tehdit Yüzünden Boşanma

  • Makaleler
  • >
  • Aile ve Şahıs Hukuku
  • >
  • Şiddet ve Tehdit Yüzünden Boşanma

Medeni kanunumuz boşanma konusunda bireyleri sınırlamak yerine belli kriterler koymuştur. Bu kriterlere uyan haller geniş yorumlanarak boşanmak isteyen kişilere farklı somut olaylarda boşanma davası açılabilmesi imkânı sağlanmıştır. Bunlardan bir tanesi de tehdit ve şiddet unsurunun var olmasıdır. Bu unsurun varlığı halinde kişiler boşanma davalarını tabii ki de açabilmektedirler. Şiddet halinin varlığında eşlerden birinin diğerine öldürme niyetiyle, yaralama niyetiyle bir fiilde bulunması gerekmektedir. Bu eylemlerin gerçekleşmemiş olmasına rağmen teşebbüs aşamasında kalması dahi bir boşanma sebebidir. Bu fiilin planlanarak yahut ani bir şekilde yapılmasının boşanma açısından önemi yoktur. Bunun cezai bir yaptırımı vardır ve de tazminat sorumluluğu gündeme geldiği takdirde hâkimin takdir yetkisine bırakılmıştır. Tehdit unsurunun boşanma sebebi sayılabilmesi için fiili bir tehdidin varlığı aranır. Sözlü eylemlerin derecesine göre tehdidin fiili olmasına gerek yoktur. Tehdit konusunda kesin kriterle koymak çok doğru olmamakla beraber bu konu somut olaya göre bakılmalıdır. Şiddetin içeriğine genellikle diğer eşin vücut bütünlüğüne ve sağlığına zarar verme girer. Şiddet eyleminin boşanma sebebi sayılması için devamlılık aranmaz. Bu suç tek bir defa işlenmekle dahi boşanma nedeni sayılabilir.

 

Şiddet ve tehdit nedeniyle açılan boşanma davalarında bu hususun ispatlanması neticesinde boşanmaya karar verilmektedir. Bu konularda birçok Yargıtay kararı bulunmaktadır. Günümüzde ülkemizde sıkça gerçekleşen ‘’Kadına Yönelik Şiddet’’ durumunun sona erdirilmesi en azından azaltılması için tüm mahkemelerimizce ortak kararlar alınıp bu hususlarda kesin ve taviz verilmeyen bir tutum sergilenmelidir. Yargıtay da aşağıda vereceğimiz iki kararın da hem şiddet durumunda hem de tehdit durumunda boşanmaya karar verilmesine ve mağdur olan tarafın tazminat almasına hükmetmiştir.

 

Yargıtay’ın şiddet sebebiyle boşanmaya ve yoksulluk nafakasına hükmettiği bir kararı şöyledir:

 

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-371 E., 2010/364 K.

 

BOŞANMA

 

YOKSULLUK NAFAKASI

 

“İçtihat Metni”

 

Taraflar arasındaki “Boşanma, tazminat ve yoksulluk nafakası” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Küçükçekmece 1.Aile Mahkemesince asıl davanın reddine;karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.11.2007 gün ve 427-1145 sayılı kararın incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 17.3.2009 gün ve 2286-4813 sayılı ilamı ile; 

 

(“...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

 

2-Toplanan delillerden davalı-karşı davacı kadının sigortalı olarak çalıştığı, yeterli ve sürekli gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmadığı nazara alınmadan kadına yoksulluk nafakası takdiri doğru değildir.”) gerekçesiyle temyize konu hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle bozulmasına, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle onanmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.



Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 


Dava; karşılıklı boşanma, maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteğine ilişkindir.

 

Mahkemece, taraflar arasındaki aile birliğinin davacı erkeğin, davalı kadına şiddet uygulaması ve hakaret etmesi nedeni ile davacının ağır kusuru sonucunda temelinden sarsıldığı, davalı kadına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile; davacı kocanın davasının reddi ile davalı kadının karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. 

 

Özel Dairece,yukarda açıklanan gerekçelerle hüküm bozulmakla yoksulluk nafakası dışındaki hususlar kesinleşmiş; mahkemece, bozmaya konu yoksulluk nafakası yönünden önceki kararda direnilmiştir.

 

Hükmü temyize davacı-karşı davalı getirmektedir. 

 

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; nafaka isteklisi kadının asgari ücretle sigortalı olarak çalışıyor olmasının tek başına yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilip edilemeyeceği; buna göre kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.



Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında asgari ücretle çalışan kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyeceği konusunda görüş ayrılığı ortaya çıkmış ve çoğunlukça aşağıda açıklanacak nedenlerle asgari ücret gelirinin olması nafaka takdirine etkili bir husus olarak kabul edilmemiştir.

 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 175.maddesinde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı açıklanmıştır.

 

Maddede geçen yoksulluğa düşecek tabirinden ne anlaşılması gerektiği konusunda yasal bir tanımlama olmaması karşısında bu husus yargısal uygulamada kurallara bağlanmıştır. 

 

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1988 gün ve 1998/2-656-688; 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95; 16.05.2007 gün ve 2007/2-275-275; 11.03.2009 gün, 2009/2-73-118 sayılı ilamlarında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların “yoksul” kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir.

 

Önemle belirtilmelidir ki, asgari ücretle çalışılıyor olması, yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu değildir. Aldığı ücret kendisini yoksulluktan kurtarmayacak ve insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlayamayacak düzeyde olan eş de, diğer koşulları varsa yoksulluk nafakası isteyebilir.

 

O halde, yerel mahkemenin karşı davacı kadın lehine yoksulluk nafakası hükmedilmesi gerektiğine ilişkin direnme kararı yerindedir.

 

Ne var ki, mahkemece hükmedilen yoksulluk nafakası miktarına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Dairece incelenmemiştir. Dosyadaki tüm deliller incelenerek bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. 

 

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, yoksulluk nafakası hükmedilmesi gerektiğine ilişkin direnme uygun olup, nafaka miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2.HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 7.7.2010 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

 

Yargıtay’ın tehdit nedeniyle boşanmaya, maddi-manevi tazminata ve iştirak nafakasına hükmettiği kararı da şöyledir:

 

YARGITAY


2. Hukuk Dairesi 2007/11171 E.N , 2007/11471 K.N.


İlgili Kavramlar


BOŞANMA


İŞTİRAK NAFAKASI

MADDİ TAZMİNAT

MANEVİ TAZMİNAT


Özet


DAVALI KOCANIN SÜREKLİ KUMAR OYNADIĞI, EŞİNİ TEHDİT ETTİĞİ VE ÇOCUKLARINA FİZİKSEL ŞİDDET UYGULADIĞI ANLAŞILMAKLA, TARAFLARIN SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLARI DA GÖZETİLEREK DAVACI KADIN YARARINA UYGUN MİKTARDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.


TARAFLARIN ORTAK ÇOCUKLARININ VELAYETİ DAVACI ANNEYE VERİLDİĞİNE GÖRE, UYGUN MİKTARDA İŞTİRAK NAFAKASINA DA HÜBNEDİL-MELİDİR.


İçtihat Metni


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.

 


1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın sürekli kumar oynadığı, eşini tehdit ettiği ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakla, davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

 


2- Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik haklan saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4; BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

 


3- Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4; BK m. 42 ve 44) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

 


4- Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur (TMK m. 7). Tarafların ortak çocukları olarak kayıtlı bulunan küçük Yağmur ve Atakan'ın velayeti davacı anneye verildiği halde uygun miktar iştirak nafakası verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.

 


Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle (BOZULMASINA), hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin (ONANMASINA), temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Başlık : Şiddet ve Tehdit Yüzünden Boşanma
İnceleyen : Av. Tuğsan YILMAZ
Tarih : 05.03.2014
Derece : 5.0
Yorum Yap
Ad Soyad: * E-mail Adres: *
Yorum: *